Bir ateş ki ayırır cevheri taştan sabır,
Bir su ki solmuşları yeşertir baştan sabır.
Ocak 2013
Mekan böler kalpleri, çarpar ruhları adet;
Tek/bire bölünmekte, çarpılmakta saadet.
Ekim 2011
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; dünyada birer perde,
İnsanları düşüren ihtiras denen derde.
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; her biri ayrı perde,
Ulvi hakikatleri kapatan gönüllerde.
O yüz ki ferasetle bakan her kişi tanır.
O yüz ki nursuz nazar baktığında utanır.
O yüz kalplere huzur, ruhlara sürur verir;
O yüz bir ayna gibi maverayı gösterir.
Onlar bir rüzgâr gibi yerdeydi atlarıyla,
Onlar kartal gibiydi gökte kanatlarıyla.
Onlar bir akıncıydı kıtaları dolaşan,
Onlar coşkun ırmaktı okyanuslara taşan.
Nedir memleketin derdi?
Bu gerginlik acep neden?
Bizi bize kim düşürdü?
Bu gerginlik acep neden?
Bir düzen olduğu zaman,
Hicret göçmek değildir bir diyardan diyara,
Hicret ne bir yolculuk ne veda ne macera...
Kurtulabilmek nefsin süfli tahakkümünden...
Hicret varmaktır asıl semavi duygulara.
Hikmet değil mi gaye, kalbe bu mana yeter;
Bir gün olsa da tatmak, seyretmek cana yeter.
İdrak içindir hakkı ne varsa kainatta;
Varabilirse eğer bu zevk insana yeter.
Kalsın küçük hesaplar, bırak eksi artıyı;
Düşün koca dünyayı tartan hassas tartıyı.
Dünya kuru gürültü, hayat günlük tantana…
Gayrısı boş, hayır yap atmana bak çantana.
Hilali alıp gökten;
Yıldızlardan eş yaptık.
Renk kattık kanımızdan,
Kalplerde güneş yaptık.
Hilali alıp gökten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!