Sürgün, vahşet, soykırım, katliamlar, savaşlar…
Ne yazık yeryüzünde âdemoğluyla başlar.
Dünyaya gelir gelmez katle başlamışız biz,
Değil mi kan bağıyla biz Kabil’in nesliyiz.
Bir kuş ki gönül konsa kırılır hangi dala,
Bir düş kalkar hudutlar düşse gölgesi yola.
Mart 2012
Yak gönül ateşini aşk bulutları aşsın,
Yansın nefis kömürü yüreğin buharlaşsın.
Yak ki şahlansın gönül, çağlasın vadilerde;
Yıkılsın göz bentleri, sel olup sular taşsın.
Gönül çiçeklerini gözyaşlarıyla sula,
Günahları nedamet ateşinde durula.
Tut gönül bahçesine akmasın bulanık su,
Çağlasın yüreğinde hakikatin coşkusu.
Battı bir güneş daha, geçti ömürden bir gün;
Yine söndü umutlar, çöktü dağlara hüzün.
Çekildi hayallerin gölgesi ovalardan,
Sarardı yaprakları ufuklarda gündüzün.
Gün geçmesin ki hayat ağacından bir yaprak,
Düşmesin rüzgârların önünde savrularak.
Gün geçmesin ki hasret pınarından bir damla,
Akmasın deryalara serin dağlardan gamla.
Değişir baharlar, bu yazlar bir gün.
Yemyeşil bahçeler beyazlar bir gün.
Hazana dönüşür neşeli bağlar,
Kurur dallarında kirazlar bir gün.
Gireli mevsimine tüm hicranıyla güzün,
Sarardı bağ bahçeler, sardı kalpleri hüzün.
Serin güz rüzgârları esmeye başlayalı,
Ne günün tadı kaldı ne de artık gündüzün.
Sivas’ın hemen ötesi.
Sakin, şirin bir ilçesi.
Küçük fakat eski bir yer,
Tarihi tarih öncesi…
Ya insanın ufkunda hayaller alçak kalır,
Ya da adi hayaller için insan alçalır.
Şubat 2013




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!