Kurşun gibi sözlerin,
Pabuç gibi yüzlerin,
Yaza hasret güzlerin,
Kaprisiyle ezildim.
Dertlere dert katarken,
Umudumu kurşun ile vurdular,
Kanadımı sapan ile kırdılar,
Sonra gök yüzüne fırlatıp beni,
Özgürlüğe doğru tek uçurdular.
Düşmanın gözünde,
İnsanın değeri,
Bir kurşun parası kadar…
Kimini,
Beş kuruşluk adamlar,
Kimini de,
Benim yüreğime kurşun döktüler,
Kalıbını buldu akıp gitmedi.
Benim hayalime kurşun sıktılar,
Bahtımı kaderle yakıp gitmedi.
Onlar masalları,
Kalbimiz de batırdılar,
Donmayan kazanları,
Ruhumuzla ısıttılar.
Ocaklar da kaynatıp,
Ormanlara attılar.
Bir dergahta duramıyor,
Yuva bulup konamıyor,
Ateşiyle yanamıyor,
Bu halleri yazarmısın.
Hak çalanlar gördüm,hırsız türünden,
Sordum,soruşturdum,arsız türünden.
Çoğu laf ebesi,palavra atar,
Cehalet soyundan,çapsız türünden.
Besmele çekerek,rüşvet yiyorlar,
Yakın kandilleri,şafakla yakın,
Başlayacak artık bir kutlu akın,
Kırılacak elbet düzeni çarkın,
Bilenler,duyanlar,bekleyen gelsin.
Karun’da bu dünyayı kendinin sanıyordu,
Firavun’a binlerce cahiller tapıyordu,
Musa geldi çevirdi,deryaları devirdi,
Nemrut sivri sineğin gücünü bilmiyordu.
Kuru kuru tapınma tapındıkça sapıtma,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!