Bu dünya ya gelenler,elbet göçüp gidecek,
Nasıl yaşarsan yaşa,hayat bir gün bitecek.
Bozburun olmuş yerin,ya da Karacaahmet,
Bedenin topraklar da eriyip çürüyecek.
2017,Üsküdar
Seni her dertlere derman dediler,
Gerçek mi sevdiğim bilmeye geldim.
Verdiğin emirler ferman dediler,
Doğrumu sevdiğim görmeye geldim.
Gözlerin ay gibi kaşların yaymış,
Ya duymasaydın;
Sabah kalktığında,
Kuşların sesini.
Ya duymasaydın;
Güldür güldür akan,
Suya doymuş…
Bataklık yaprağı gibisin.
Sanki;
Dokularını; yılan zehiri vurmuş,
Bakışlarını; gölgeler yutmuş,
Umutlarını; Bulutlara tükürmüşsün.
YAĞMUR GIBI YAĞDIK
Hayaller peşinde,koşup yorulduk,
Yağmur gibi yağdık,indik,durulduk,
Yaşamak için,
Çalışmak.
Özlemek için,
Ayrı kalmak.
Konuşmak için,
Zamanı kollamak.
Ya görmeseydin,
Pembe renklerde açmış,
Armut çiçeklerini.
Tanımayacaktın o zaman,
Gelirken kul hakkı hukuku varken,
Bir simit bir çayla karın doyarken,
Her şey de makulken uyumu varken,
Koltuğu görünce bakalım hele.
Köşkler senin,makam senin,söz senin,
Bir elinde yağmur birinde bulut,
Irmak gibi coşup akarak gittin.
Cennetle cehennem ayrı bir umut,
Şöyle bir yüzüme bakarak gittin.
Şu dünyayı,
Bu sevdayla,
Yakar mıyım yakarım.
Gök kubbeyi,
Bir çiçekle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!