Naki Aydoğan Antoloji.com

Dünyanın sonu değil ben ölürsem evrenim çöker
O kadar çok evren sahibi canlı var ki
Ben ölürsem bir şey olmaz
Bir şey olur
Ben ölürüm
Ve sevabımda günahımda yaşadıklarımdır
Cezam ödülümdür
..

Devamını Oku
  • Işık German Ersoy
    Işık German Ersoy 03.04.2018 - 21:37

    Şair arkadaşımız Sayın Naki Aydoğan

    ** DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...**

  • Bilal Özcan
    Bilal Özcan 03.04.2014 - 08:48

    Doğum Gününüzü Can-ı Gönülden Kutlar sağlık,sıhhat, huzur ve mutluluk dolu nice nice yıllar dilerim.
    Sevgi, Saygı ve Muhabbetle

  • Meltem Ege
    Meltem Ege 30.12.2013 - 00:53

    2014 yılının size ve sevdiklerinize huzur, başarı, sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum arkadaşım :)

Toplam 16 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Kendime Öğüt

    Ayşegül Tanyıldız

    09.04.2018 - 18:16

    "Rüzgara teslim olmuş maceradır hayat..."
    Ve mecrada, mecralarda edebiyattır.

  • Enfiye

    Tayyibe Atay

    06.04.2018 - 13:14

    İnsan niçin yaşlanır veya genel anlamda tüm canlılar, hatta tüm madde niçin eskir. Üzeri enfiye tutar? Ölümlü olmamızın sebebi bedenimizin birer ölümümüzün sandığı olduğu için. Hatta bizden önce tüm canlı ölümü taşıdığımız için. Taşıya bildiğimiz kadar. Ve edebi taşınması için neslimize türememizde ...

  • Sohbetin Dibi

    Deniz Ercivan

    06.04.2018 - 11:21

    "Hiç yedi milyar çarpı iki gözle baktı mı sana evren?"
    Her düşündüğümüzde insanlık baktı ve kendimizi sorguladığımızda bir bütün insanlığı karşımıza aldık.

Toplam 99 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • Nakşibendi Tarikatı

    12.03.2012 - 23:48

    Çağ dışı örgütlenmeyi.

  • Nakşibendi Tarikatı

    12.03.2012 - 23:45

    Canlılar doğal olarak doğar ve ölürler. Doğumla ölüm arasındaki yaşam boşluğu aslolandır. Evrende madde korunur değil mi? Doğan ölenin boşluğuna geçerek hayatını sürdür. Bu döngü doğum ölümle bir bütünsel dönüşümle olurken, anlık ve günlük yaşamsal cerayanda yiyecek ve giyecek vs. gereksinmelerle dolumlanır ve boşalımlanır. İşte bu ortamda mekanızma ne olacaktır? Akıl mı, akılsızlık mı? Akıl, elektirik devresindeki akım gibidir. Potansiyel bir boşluğun değişimini tasaruf eder. Her canlı, her kişi kişsiel yaşam devresinde yaşam boşluğunun zamansal akışıyla hatına güdümlenerek yaşar. Bu mekanızmayı konrtol eden bütünsellik meşruluk, doğal ortamda doğal kanular, maddenin fizik kanunları, canlılar rasındaki meşruluğuda, elamanları arasındaki potansiyel yaş farkının getirdiği hiyararşik durumun, yeti (akıl) sevyeleridir. Bu hiyararşik durumlar, toplumlara ifade kazandıran ülke devlet ve kendi yapısallığı içinde de sivil toplumsal karekterizeleri örgütsellikleridir. Sonuç olarak kişisel ve toplumsal akımı, bütünsel yaşam potansiyelini geçerli doğal konrtrolü, evrensel eşitliğini sağlayacak olan akılsallığın doğal akışıyladır. Bu akılsallığı (bu bilimselliği) inanç durağanlaması oalan, din ve benzeri kutsallıklarla sömümlemeye kalkılırsa eşitlik bozulur. Evrendeki madde korunumu, aktif olmayan durağan olan kutsal inanışlara önceliklenirse, tarikat hiyararşisi ülke ve devlet idaresini ele almaya kalkarsa; o tarikat meşruluğu gereği bütün toplumu kendi inancı doğrultusunda hareket etmeye kalkışacaktır. Kendi içinde, kara madde döngüsündeki haraketinde bir sorun olmaz, o toplumlar laiklik çerçevesi içinde korunuyorsa. Her durağan örgüt potansiyel gücünün doruğuna ulaşınca ülke idaresine el koyacağım derse, ortak akıl ne olacak. Temel gereksinmeler döngüsü nasıl bütünsel sağlanacak. Her inancın yiyecek ve giyecek alışkanlıklarıda farklı farklı. Bu imkansız. Ha herhangi tarikat önderleri belli bir toplumsal potansiyeli elde edince, ben değiştim diyerek ülke yönetimine aday olabilir. Ama bu eşitliğe aykırı olduğu gibi, kendi gari meşru, meşruluğunu dayatmayacağı inandırıcı olmaz. Mazallah ülke santralini patlatarak devlet denen şey ortadan toptan kalkar. Kim doldurur böyle bir boşluğu? Diasporası ve ayrılıkçı hareketi hazır olan akımlar. Dolayısıyla orta çağ zihniyeti tarikat oluşumları, diaspora gözeten akımlara, sırtlanlara bir nevi ortam yaratır. Bu yüzden tarikatların kutsal görünmleri dışsallığına kapılmamak lazım. Doğru akımsal döngü bilim ve fendir. Mustafa Kemal Atatürk'ün yoludur.

  • selam

    02.03.2012 - 22:30

    İnsan insanın yanından tanıklık geçinmesidir.

Toplam 4 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR