Bu dünyada vara gele yoruldum,
Derelerde çağlar iken duruldum,
Bahçelerden kirpi gibi kovuldum,
Planlara selam söyle olur mu.
Sonbaharda yaprak olmak var imiş,
/
Ahh...!
Birde buralardan uçsan güzelim,
Şöyle bir tutsam kanatlarından,
Kalbini alsam dilimin üstüne,
Hey gençler...
Kösdağın derinliklerinde,
Sarı çamlar gibi inleyip,
Meşe ağaçları gibi dinlemeyin.
Eskiden ezanı, duyan koşardı,
Başlardı herkeste, tatlı bir telaş.
Müezzin okurdu, mümin yaşardı,
Ruhlar dinlenirdi, hep yavaş yavaş.
Dinim siyasete, alet olunca,
Gönül kafesine merhamet ekin,
Muhabbet bağına fidanlar dikin,
Zahirden batına yol bulup geçin,
Zalimin hanesi viran demişler.
Yedi kat göklerden yedi kat yere,
dusunceuretelim.blogspot.com
Ömrümüzde;
Bir kitabımız olmadı.
Acelemiz vardı çünkü,
Dabakhaneye mal taşıdık.
Bir nimet gelir göklerden,
Hani şöyle yağmur gibi.
Gelip geçer,
Ardında...
Mutluluk ve huzur bırakır.
Sen hiç,
Kalabalık caddelerde,
Tek başına kaldınmı.
Ruhun gök yüzünde,
Alnın toprak üstünde,
Hayallere daldınmı.
Kainatın aslı enerji iken,
Var mı? Bu sırları anlayıp bilen…!
Felsefeden dine yollar gösteren,
Gücün kuvvetine iman edelim.
Kendi ekseninde koşan dünyanın,
Sen adalet arama,kitaplar arasında,
Hukuk eridi gitti,cahiller masasında.
Mülkün temeli çöktü,içine fitne düştü,
Hak hukuk,hak getire,hak işin kasasında.
Hasan Arpacı,2018,Ataşehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!