Ne söylesem suç.
Ne yapsam kabahat oluyordu.
Ben anlamak istemedim ama,
Aslında o zamandan belliydi.
Artık beni sevmiyordu.
Otursam kızıyor,
Sana kolay gibi görünen,
Bana nasıl zor bir bilsen.
Görünürde ateş diye bilinen,
Gönülde nasıl kor bir bilsen...
İnan dayanamaz gelirdin,
Halimi bir görsen...
Hangi kalem yazmış seni ömrüme,
Kimler mıh gibi saplamış gönlüme.
Esir diye mi koydular,
Göğsümün kafesine.
Nasıl kilitlediler seni,
Kalbimin merkezine.
Ey haddini bilmez,
Lafımı dinlemez gönlüm;
Hani sevgiliye giderken,
Sefa sürmeye değil de,
Ne halin varsa görmeye,
Ne çilen varsa çekmeye gitmiştin.
Hani sevenler hiç ölmezdi.
Hani sevene yılan bile değmezdi.
Hani içtiğimiz su dahi ayrı gitmezdi.
O halde söyle sevgili,
Bu anlamsız ayrılığa sebep neydi?
Oralar illa ki güzeldir.
Yine de gel diyorsam,
Hasetimden değil,
Hasretimden...
Bir gün gel demeyeceğim.
Kırk yıl beklemişim sevgili,
Bir günle yetinmeyeceğim.
Ya gitmemek üzere gel,
Ya gelmemek üzere git.
Bilki sabır kalmadı bende,
Bazen öyle çok özlersin ki;
Hasretten burnunun direği sızlar.
Ve bazen öyle çok seversin ki;
Göz kapakların bile onun ismiyle atar...
Hatır diye bir şey var,
Yapmam dediğim her şeyi,
Bana yaptıran.
Bir de akıl diye bir şey var.
Bende zerresi olmayan...
Hatırladın mı sevgili;
İlk kez buluştuğumuz o yeri.
Konuşurken titreyen sesimi,
Sen diye atan kalbimi,
Hani korkmuştun duracağından,
Bir anda göğsümü yırtacağından.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim