Uyku tutmadı bekledim işte,
Önce gelmesini,
Sonra geçmesini.
Önce başlamasını.
Sonra bitmesini.
Elime ne mi geçti.
Uzun zamandır uykuya hasret bu gözler.
Ya gideceksin diye ya da geleceksin diye,
Sürekli sabahı gözler.
Uzaklık nedir ki yakın olmasını bilene.
Göz görmese ne çıkar gönül ile görene.
Söz söylemek şart mı anlamak isteyene.
Bir bakış bile yetmez mi gerçek sevene...
Uzattım ellerimi,
Tutmak için elinden,
Sarıldım sımsıkı,
Çocuk gibi belinden,
Gidip yaralama dedim,
Beni derinden,
Üzülme demeyeceğim,
Çünkü üzüleceksin.
Beni kaybettiğine değil,
Bende bittiğine.
Beni tükettiğine değil,
Bende tükendiğine üzüleceksin.
Üzülme;
Senin suçun yok.
Bu aşka tutulan da,
Acısından kavrulan da kalbimdi.
Göz göre göre sevdalanan da,
Hasretine dayanamayan da yüreğimdi...
Üzülme can,
Her gidenin gittiği bir yer vardır.
Giderken,
Yüreğinde sakladığı bir şey vardır.
Üzülme can,
Vuslatta da ayrılıkta da hayır vardır.
Coşkun akan su idim, indim ovada duruldum.
Deli gibi sevda idim, bir taş kalpte yoruldum.
Cümle kâinatı, avucumun içi gibi bilirdim de,
Gittim bir çift ela gözde kayboldum...
Uçsuz bucaksız derya idim, hasretinle kurudum.
Bakmayın perişan göründüğüme.
İnanın aslında üzülmüyorum...
Çünkü o benim için,
Hayalden öte değildi.
Bir gün kendime geldiğimde,
Öyle ya da böyle bitecekti.
Üzülürsün;
Ya sevmediği için,
Ya sevdiğin için.
Ya değer vermediği için,
Ya değer verdiğin için.
Üzülürsün işte;




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim