aradığım
ne köşk ne saltanat ne şan ne kalabalık
kalbimin sığınacağı kuytu bir sığınak
dağların uç noktasındaki buzul esinti
ovalardan akan sığ derelerin berrak serinliği
güneş hevesinde yayılabilmek çayır çimene
günebakan giyinen boynundan yürüyor
hercai masallar
elimizde dünden kalan üç beş güzel hatıra
gerisi yalan gerisi hikaye
her çiçek dalında her kuş yuvasında
güzel karanfil
ürküyoruz zamanın eğrilen doğrusundan
hissedemediğimiz yaşayamadığımız nice anlar
gözlerimizin kirpik ucu kıvrımlarında
hiçbir şey eskisi gibi değil
korkarım ki
bulutlar bizi yutacak
ürküyoruz zamanın eğrilen doğrusundan
hissedemediğimiz yaşayamadığımız nice anlar
gözlerimizin kirpik ucu kıvrımlarında
hiçbir şey eskisi gibi değil
korkarım ki
bulutlar bizi yutacak
yükseklerden
yağmurlarla düşüp
enginlere ve ıssız yollara
ruhuna can gözlerine fer olsam
gecenin manolyasında uyansa hayal alemleri
güller açsa yüzünde dokunsam rüzgârların elleriyle
ıssız bir ada
ada da sazlıktan bir kulübe
gökyüzünde gümüşlü bir yol
denizde hamaktan bir salıncak
salıncakta bir terzi kuşu
yaralı saksağan gözünden biriktirdiğim
yaprak ormanlarından gelen uğultunun
temposundan bestelediğim şarkının
nakaratına takılınca ayaklarım
düştüm
düşürdüm
eski bir çatı katının içinden
gecenin içine akan gölge gibisin
köşeye atılmış paslı bir müzik kutusunun kendine ağlayışına
şahit olan sıvası dökük duvarlar ise
yağmurları kim öteledi
kurudu yeşeren gözlerimin yasemen toprağı
dışarıda bir yerlerde ölen nazlı kuşlar
yürüdüğüm yolların dili tutuk mistik rüzgârları
zamanın içinden geçen ruh göçeri
gömleğim var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!