inzivaya çekilmiş bir kütüphanenin
sanat tarihi ile ilgili bir kitabin sayfasında
eski bir köşk fotoğrafının cumbalı kafesinde oturuyorum
küf tadında hatıralar ve yıpranmış bütün özlemler
tutsak zamanların kölesi ayak izlerim
önümde kapılar yok yollar yok pencereler yok
zihnimin
sarkıtları oluk oluk kanıyor
yeşil ve sarı ıradığım yılların rengi
geride kaldı mutluluğun ahengi karanfil
biliyorum biliyorum dört duvar iki pencere
aralığında hayat
ah karanfil !
çığırtkan bülbülüm kayıp ruhum
gürül gürül gürüldeyen şuh ırmağım
yeşil başlı ördeğim
allı turnam
ah!
karanfil
tırmanalım
kalbi dikenli bayırlara
dil hançeresinden gelir sükût
kirpiklerimin arasından kanar gök
ah! karanfil
dilinin ucunda yine kümelenmiş sıradağlar
obası elinden alınmış kösnül bir vadinin
kırılganlığı
yüzün ki
çoğu zaman kırmızı akar senin nehirlerinin çavlanları
ah! karanfil
içimin kırılgan aynası
dalından kopmuş bir meyve gibi
yokuş aşağı dik falezlerden yuvarlanıyorum
ruhumun örselenen kanatlarında
yorgun mırıltılar
"Ne kadar uzağa gidebileceğini, ancak çok uzağa gitmeye cesaret edenler keşfedebilir."
- T. S. Eliot
gel anlaşalım karanfil
en iyi hikayeyi çocuklar yazar
güneş çarptı müzminleşti ağrılarım oy! daraldı ruhum
zamanın küf tutmuş nemli bağrına vardım yüz sürdüm oy!
geleceğime güz sektiren kurusıkı günlerse
yırtık dantellali perdeleri çekti
üzerime
kayıp bir ülkenin
mazbatasından güneşler doğuyor
ne savaşlar verdim içimde ne uçurumlardan atladım karanfil
ellerim kan döken gelincikler açardı kulaklarımsa ucube çığlıklarına ayan
zulme hep mağdur kalmış ah!
süsen çiçeklerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!