her şey silinir vakitler sevinçler hatıralar
ömürler acılar kederler
ölü zamanların tek tek izi vurulur alnımıza
biraz yorgun biraz kırgın anılar dahi seyyah rüzgârlar
eskiden birdirbir oynayan çocuklar vardı
münzevi sokaklarda şimdi caddeleri
parselleyen arabalar
ve
imgeleme simgeleme yaparak
güneşe tırmanma seansları yapan çalışkan ruhları
içimde koskoca evren
ama ben boğuluyorum tenhalıktan
kısır döngülerin tırnağı
sürekli gözümde
kanırta kanırta
sabahın serinliğinde
gerinen ağaçları saran rüzgârların
nefes hoşluğu yayılmış etrafa
bendeyse
yavru bir kirpinin büzülüşü
dudağı karıncalanan günün
yelelerinde güneş kalkanı
suskun martıları uçuşturur gözlerim
yüreği kabarmış
dalgalar gibi hoyrat benim sevgim
ufacık bir esintimle
yıkılır cümle alem sarayları
tekil düşüncelerin içinde aşk
bir kalpten ötekine giden
aşka düşmek istemem
kalbime sahip çık
aklım
yuvarlak bir kuyunun ağzındayım
bütün fikirler heyecanlar ipe çekildi
şimdi bir boşluk bir de anlaşılamayan
gürültü var sağır zihnimde
gecenin loş aydınlığı sarar odayı
gölgeler ve ışık oyunları duvarlarda dudak dudağa
kıvrak alevlerinde mumun oynaşan melodik dramı
kederi tetikler hüzün erir kalbim ateşi dokunur sıcağın
yaprağı oyalı karanfillerin tutuşur yüreği
fırtınaların içine sürgün
buğulu bir camın nemli yüzüne sığınır
sığınır duvarlara sığınır yalnızlığına
sustukça büyür büyüdükçe susar
sonra tekrarlanan günlerin engebeli
dik yokuşlarına gözlerini kapar
uğultulu yellerle geldi sonbahar
yıkar artık kirli sokakları kaldırımları
kuru yapraklar sıyrılır soyunmuş dallardan
tozlu puslu günler hızla kanatlanır
pürtelaşla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!