evren ve zaman
hep iyiliğimiz için çalışır
ister inan
istersen inanma
sis çöker
gölgeler fısıldaşır
......................
yüzünün
kırgın coğrafyasının
süzgün kanatlarında uçarı kuşlar
gözlerinin soğuğundan ayazlar
üfürüyor ellerime
ağzı köpüren
kristal membaların ıslak gözünden düşer gün
yansır yüzüme ışıltılı suların hareli gölgesi
titrer yüreğim can çekişir
elem katmanlı çorak
vadilerde
köpüğü bol bir kahvenin buğusunda elem
ılıman bir yağmurun cama dökülüşünden
savruluyor gam çemberleri
ıssızlığın kalbinden gözlerime uyanıyor gece
hatıraları silinmiş boş bir çerçeveden
akıyor zaman
nasıl bir cenktir bu
kaybedeni hep ben kazananı felek
sorularla sorgularla işim yok artık yorgunum
yaşandı dolu dizgin her şey ama bitmedi hâlâ
ne çok keder birikti ne çok tortu sırtımdaki yumruda
hep dertli çıktım sonu gelmeyen arayışlardan bitişlerden
kırmızı karanfillerin koktuğu kentlerden geliyorum
orası gökkuşağının bacağını kırdığı, aşıkların pervane
kuşların özgür, canlıların mutlu olduğu yer
desem de
şimdi uzak bir masal anlatılanlar
ürkek bir tavşan gibi gece
sokağın siyahi yüzünde ilkel karamsarlık
yaşlı bir adam köşedeki bankta akordiyon başında
rengi dönmüş duvarlarda karalanmış
birkaç isim birkaç kalp
sızının inceldiği yerden doğruluyorum
takatı kalmadı ömrün dilim dilim soyulmalardan
günler erirken günbegün kaydı silinir hatıraların
geçmişten
hatırlamam
loş bir karanlığın
hafif mistik ağırlığı omuzlarımda
sarmaş dolaş bir kahve kokusuyla
parmak ucumdan savrulan dumanın esrarında
kendi ışığımda parlıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!