kalbimde gizli odalar
gizli odalarda farklı renkler farklı dünyalar
sevdiğin renkleri bana söyle
istediğin renge boyayalım ağaçları
seni buldum buldum seni
mutlu olacaksın olacaksın
göğün karnı hazımsız
tüm gün siyah bulutları yuttu
birkaçıysa boğazına kılçık
sağa kıvrandı olmadı sola kıvrandı
ortadan göbek... derken
hop! kocaman hapşırık
aramızda suyu çekilmiş nehir boyları
güzden kalan hazan mevsimleri
yağmur yüklü gözyaşları
yuvasız kuşlar
tuzaklarla
dolu
gel zuhur etme ey gönül
ölü bir kraterin laneti üzerimde
doğurgansızlığı besliyor her dua
her yakarış
hatırası var yaşananların geçen günlerden kalan
kırılgan ve soft duyguların içinde
görüş tenhalığının ırağında olsa da
oralarda bir yerlerde
konuştura konuştura eskittiler dilimi
sirkeli suya yatırdılar söylenmiş tüm sözleri
ekşi bir yemeğin kokusu kadar bozuktu düzenim
tüm belleğimin fotokopisini çekip yayınladılar ortaya
aklımla oynadılar
tedirgin ruh halini besliyor gecenin gözleri
vakitse cızırtılı sanrıları tohumlamış tavlanmış zihne
tırpanla biçer gibi biçiyor umudun yeşillenen
yerlerini
güneşi batan bir gün gibi kırgın kollarım
uzayıp gidiyor yollar zamanın aktığı yerden
zihnimin derinlerinde nazlı nazlı dolanırsın
huzura sığınak olur hayalin gelip karşıma
kimsin kimimsin
bilmiyorum
belki de hayat dilimizden düşmeyen bir yoksunluk şarkısıdır
belki de gizemli sandığımız her şey
en çok içimizde çöreklenen
sözcüklerde saklıdır
toy bir günün sabahı uyandı
kızarmış ekmek kokusu tazeliğinde
dünyanın dönüşüne evriliyor saatler
yaşamak salaş dağınık bir nehir gibi
sürüklerken eteğindeki çakıl taşlarını
alır götürür gün ışığının pırıltısında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!