yıllardır çıkardın denizin dibinden
denize fırlattın kaydırmak için üzerinden
düşürdün onları denizin dibine
beyaz taşlar topladın inci diye
çürük bir ipe dizişin niye
misina mı sandın o ipi yine
Dolaştırma beni odalarda, teraslarda
Gemlik parkında, dere boyunda
gel de içelim kahvemizi abuk sabuk parkta
sahil yolunda…
Kıvrılan Narlı yolları sensiz gidilmiyor
yakılmıyor mangal
dilinden dökülen sevgi sözleri
pelesenk olsa da,
cam kırığında yürüyen ayakların kanasın,
aldırma
yara açsa da hatıralar gönlünde
kim severmiş seni benden fazla, söyle
kim sever iş vermeden eline, söyle
incindiğinde incinmez miyim ben de
sen sevmesen de ben sevmez miyim, söyle
kim mutlu olurmuş yanında benden fazla, söyle
bencildim
itiraf ediyorum...
sana sarılırdım hep;
iki kalbim olsun,
hep stereo çalsın isterdim…
gemlik dağları puslu bakıyor artık
kıvrılan narlı yolları gözükmüyor
saksıdaki kaktüste bir sorun yok
bıraktığın evde gül kokmuyor artık ...
artık, dağlardan esen rüzgar poyraz
dizlerini kanatırdın
sokakta, ip atlarken,
akşam
dizlerin için değil ama,
toz olduğundan
elbisen,
Zeytin, incir, Narlı sahili ve balıkçılar
Yine vuruyor dalgalar yorulmamışlar
Havlu taşımız ıslanmış kurumuşlar
Duruyor sandığımız gemiler uçmuşlar
Bugün pek seçilmiyor karşı sahiller
vicdanlar kör bakar
yelkovan yorgun,
akrep çivi çakmış kadranına
güvercinler acınla suskun
zeytinler yas tutmuş bu yıl
yunuslar küskün
derede çamaşır yıkayan kadın
evine döndü çoktan
keklik çığlıkları geliyordu
karşı dağın yamaçlarından
avcılar ürkütmüş olmalı
yalıyordu rüzgar kiremitleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!