EY GÖNÜL
Gönül, neden yollara düştün?
Dünya bir gölgeymiş, geçip gittin.
Bugün açan güle neden yandın?
Nedir telaşın, söyle ey gönül?
EYLÜL
Eylül süzüldü şehrin üstüne,
Akşam gölgesi erken uzadı.
Seni aramadım bu kez;
Adın, içimde eski bir sızıya dönüştü.
EYLÜL AKŞAMI
Akşam kıyıya çekilir,
Deniz susar, gök dalar.
Bir yaprak düşer dalından,
Rüzgâr eski bir ezgi savurur.
EYLÜL SERİNLİĞİ
Akşam serinliği dokunur omzuna,
Gün ışığı çekilir dağlardan.
Bir yaprak konar kaldırım taşına,
Mevsim geçer avuçlarından.
EYLÜLÜN ARDINDA
Eylül'dü,
akşam inerdi.
Bir yaprak düştü avucuma,
senden kalan sessizlik gibi.
EYLÜL’ÜN AYAK SESLERİ
Ağustos da çekiliyor usulca,
Bir yaz daha düşüyor içimizden.
Ne çok şeyi sonsuz sanıp yaşadık,
Ne çok vedayı sakladık içimizde.
EYLÜL’ÜN BAĞRINDA
Eylül, sessizce iner akşamlarıma,
Serin bir nefes düşer sarı dallara.
Yapraklar savrulur yorgun rüzgâra,
Adın içimde usulca filizlenir.
EYLÜLÜN ELLERİ
Temmuz geçti, sesi kaldı akşamlarda,
Ağustos son ışığını topluyor.
Eylül serinliğini ellerine bırakacak,
Biliyorum, ısınmak için gelirsin.
EYLÜLÜN SONU
Eylülün sonuna dek beklerim seni,
Akşam iner, gözüm yolda kalır.
Yaprak düşerse kapımın önüne,
Senden kalan bir iz sanırım.
EYLÜLÜN SONUNA DEK
Eylülün sonuna dek beklerim seni,
Yoluna bakarım akşam olunca.
Bir akşam kokun siner rüzgâra,
Belki çıkıp gelirsin gün batınca.




-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
Tüm YorumlarHayat, avuçlarımızdan sessizce süzülen bir nehirdir.
Zaman geriye dönmez;
geçip giden günlerden bize yalnızca
yüreklere dokunduğumuz kadar iz kalır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.