"Bir insanın mutluluğuna dokunmak,
eksik kalan her şeyi tamamlar."
Sarı ışıklı bir ikindi vaktiydi,
“Bugün nasıl geçti?” dedi,
“İyi” dedim,
Dudaklarımda yarı eh bir
memnuniyet...
“Yaramazlık yok” dedim.
“İnsanlar çok sabırsız” dedi,
Acelesi vardı, adımları zamanı
kovalıyordu...
“Benim de canım tez” dedim.
“Bu kadar evrak da istenmez ki...”
sitem etti,
Güldüm,
Parmağımla geçmişin raflarını
gösterdim,
“Arşiv” dedim.
İşini halledip gönderdim.
Gözleri masanın soğukluğunu teğet
geçti,
Gözümün içinde kaldı gözü,
Bir anlık bakışta koca bir gün
dinlendi.
Araya giren o kısa ve güzel
sessizlikte
“Mutlu musun?” dedim.
Eğik bir başın o aydınlık kabulüyle
Başını yarı öne eğip
“Evet” dedi.
Ben de yarı ehi geri aldım;
Bütün yarımları masada bıraktım,
günü 'çok'a devrettim.
Ali İhsan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 09:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sarı ikindi ışığı, arşiv odasının tozlu raflarına vuruyordu. Dışarıda akar giden telaşlı hayata inat, masanın üzerindeki mühürlü dosyalar soğuk ve ağırdı. Günün yorgunluğu omuzlarına çökmüş genç kadın, elindeki evrakı uzatırken yorgun bir sesle "Bugün nasıl geçti?" diye sordu. Masanın diğer tarafındaki adam, dudaklarında eğreti bir "yarı eh" tebessümle yanıtladı onu. Her günkü gibi sıradan, renksiz bir gündü işte. Kadın sitem etti; insanların sabırsızlığından, bitmek bilmeyen bürokrasiden yakındı. Adam gülümseyip geçmişin tozlu raflarına işaret etti: "Arşiv." Saniyeler içinde işini halledip uzattı evrakı. Kadın tam dönecekken durdu. Bakışları masanın soğukluğunu teğet geçip adamın gözlerinde asılı kaldı. Bir anlığına zaman durdu, o küçük odadaki bütün evraklar, yorgunluklar hafifledi. Adam, o sessizliğin ortasında usulca sordu: "Mutlu musun?" Kadın, o aydınlık kabulle başını yarı öne eğip "Evet" dedi. O tek kelime, odadaki bütün eksikliği tamamladı; adam masadaki yarımları unuttu, günün bütün yükünü 'çok'a devretti.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!