“Derinlikteki ışık yüzeye taşındığında
söner;
sır, yalnızca karanlığında yaşar.”
Hususi bir durumdu,
Dipte, ışığın kırıldığı o soğuk suda.
Sessizce parlayan bir canlı gördüm,
Adı konmamış, haritaya girmemiş.
Ayrıntı versem herkes çözecek,
Ağlar inip kurutacak o derinliği.
Vermesem kimseler bilmeyecek,
Karanlıkta yalnız ben kalacağım.
Şahsiydi beni bağlayan,
Yüzeye dokunmayan, dibe ait.
Ayrıntıyı veremem,
Suyu bulandırıp canlıyı incitemem.
Bağlayanı da söyleyemem,
Derinlik saklı kalsın;
Varsın o da keşfedilmesin!
Ali İhsan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 09:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dalgıç, abisal karanlığın ortasında, insanlık tarihinin hiçbir haritasında yer almayan o tekil ışığı gördü. O an, elindeki tüm kayıt cihazlarını indirebilecek, okyanusun en gizli sırrını coğrafi bir nesneye dönüştürebilecekti. Fakat denizin o boğucu sessizliğinde, ışığın yüzeye çıktığında söneceğini, bilginin o ihtişamlı kurbanı vereceğini çok iyi biliyordu. Gözlerini ışıktan ayırdı, tüplerindeki son havayı yavaşça saldı ve o sırrı kimselere söylemeden derinliğin inatçı karanlığına gömdü.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!