“Bazen en büyük ceza, bir insanın
öfkesini bile hak etmemektir.”
İleniyorum gücümün yettiği,
Ama uğraşmaya değmeyen her şeye.
Bir zerre ahım kalmışsa geride,
Çıkar elbet günün birinde.
Görmesem de gözümle,
Sadece duyayım yeter;
Düştüğü o son haline
Kesilsin taş, acırsam eğer...
Kayıt Tarihi : 22.10.2026 10:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
O akşam ne ses yükseldi odada, ne de masadaki bardaklar kırıldı. İki insan arasında aylardır biriken o ağır gerilim, nihayet en keskin noktasına dayanmıştı. İsteseydi tek bir sözüyle masayı devirebilir, haklılığını avazı çıktığı kadar haykırabilirdi. Buna gücü de vardı, kelimeleri de... Fakat tam o anda, karşısındaki insanın gözlerindeki sığlığı ve umursamazlığı fark etti. İçinde ani ve buz gibi bir kayıtsızlık belirdi. Öfkelenmek bile bu hafifliğe verilecek fazla bir payeydi. Yavaşça ayağa kalktı. Ne bir ima bıraktı arkasında ne de kapıyı çarptı. Bir zamanlar değer verdiği o yüz hatlarına son kez baktı; ama bu bakışta nefret değil, katıksız bir uzaklık vardı. Dışarı çıktığında gecenin soğuk havası yüzüne çarptı. Kendi adaletini kendi elleriyle dağıtmaya çalışmanın, o değersizliğe ödenecek en büyük bedel olduğunu anladı. Bazen en vakur duruş, muhatabını öfkeyle değil, muhatap bile almayarak cezalandırmaktı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!