Atila Yalçınkaya Şiirleri

1133

ŞİİR


24

TAKİPÇİ

1964 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen şair, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonda, memur olarak yaşamına devam etti, memuriyetinin başlangıcında Üniversite öğretimine devam ederek Sosyal Bilimler ve İktisat alanında öğrenimin gördü,

Şiir ve yazı yazmaya lise dönemlerinde başladı, şiirleri çeşitli gazete, dergi ve televizyonlarda yayınlandı.
Şiir yazma ve karalamalar halen devam etmekte… Cenabı Allahın eşsiz sanatı olan kainatı temaşa ederek, bunu şiire aktarma gayreti içerisine girmiştir. şairin çok sayıda şiiri bulunmakta ...

Atila Yalçınkaya

Merhamet dağının zirvesi Anne,
Rahmet pınarının çeşmesi Anne,
Hazreti Ademin zevcesi Anne,
Analar sevgidir, şefkattir Anne.

Dünya meydanına getiren anne,

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Bahar açılır avuçlarımda rengârenk,
Yediveren gül tadında ziyafet,
Seyirliktir içimde filizlenen her umut,
Kuşatır karanlıkları bahar
ve inşirah salar tüm mevsimlere.

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Kapılar aralanır, gölgeler düşer,
Gönül otağıma oturur acı.
Dil susar göz konuşur,
Bakışlar donuklaşır.
Bir acı feryat tır dolanır dillerime,
Esmer saatlerin hükmü başlar yeniden,

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Bir torbaya dolar mülkün vicdanı,
Adeta yıkılır adalet hanı,
Kiminin zikrinde ancak cüzdanı,
Böylenin ikbali bir serap olur,

Kimiler konuşur, mazlumlar dinler.

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Cümle varlık Hakka bakar,
Bütün yol berzaha akar,
Kendi cürmün seni yakar,
Sanma kabahat közdedir.

Gezdik Dünya pazarını,

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Yüreğim yangınında, gözlerim sele döndü,
Sensizken gönül köşküm, zannımca ele döndü,
Yokluğun bir vurdu ki, sineler çöle döndü,
Kırık bir sazım vardı, her hal bülbüle döndü.

Aktı mevsimler aylar, giryan oldu sanatım,

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Ağlarım zamansız hep arkan sıra,
Acep kimler vardı bu eşsiz sırra.
Nolursun hayale gel ara sıra,
Lütfedip bir name yaz bana gönder.

Kararım gönlümü, yaktı ayrılık,

Devamını Oku
Atila Yalçınkaya

Dur, nereye böyle doludizgin.
Daha çocukluğun izi var üzerinde,
Çelik çomak yarası,
Mahallenin kavgası,
Oyunlardan arta kalan toz toprak.

Devamını Oku