İstanbul...
Akşama kızıllık düşer,
Tüner karanlığa beyaz martılar.
Kırık kalemimle bu çizik defter,
Durulmayan deniz suyunu yorar.
Yalcın kayalarda beyaz güvercin
kendince süzülüp kanat çırpıyor
pusuda bekleyen, hain avcılar.
onu vurmak için fırsat bekliyor
kimseye zararı yok biçarenin
Bölünmüş paramparça lime-lime edilmiş
her parça ayrı âlem, sanar kendini bilmiş
öyle bir hal almış ki; şucu bucu manyaklar
her fert kendi başına kavmiyetci kesilmiş
tarihinden bihaber kur-an’ı unutmuşlar
Pantolonun düşmesin bağla yeni kemeri
yakını görmüyorsan tak gözüne gözlüğü;
müslüman’ı öldüren sanma gerçek müslüman;
farkında değil isen gözünde at-gözlüğü.
saçlarını sık tara böl ortadan ikiye
halkı kandırarak gülen zavallı
dokunmuyor inan hallerin bana
vatan nedir dava nedir bilmezsin
koşuyorsun sürü gibi tufana
O ne kutlu kelime la ilahe illallah
İki cihan sultanı Muhammed Resulullah
La ilaheillallah muhammed resulullah .
İka 1 Ocak 2013
Bedenim buz gibi başımda ateş,
gayri dünlerime dön-sem diyorum.
hem gece hem gündüz karmakarışık,
mum gibi yanmayıp sönse diyorum
bu yılda gündeme oturdu kene
Sen Hangi Tarihin evladısın
sen hangi tarihin evladısın sen,
cepheyi birakıp ayrılmak neden
sen hangi milletin evladısın sen
ihanettir burdan giderim demen.
Pılını pırtını topla gidelim
Geldiğimiz yere doğru kardeşim
Ne yalan ne hile ne talan olur
Oralar buradan güzel kardeşim
Havası tertemiz başın ağarmaz
Bit dolu bir yorgan çekmiş üstüne,
masum çocuk gibi yummuş gözünü
zihnini kapatmış tüm sorulara,
bildiniz mi onun kim olduğunu
güneşi görsede çeketin kolu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!