Cazibe gözleri aşkla yanıyor,
Göz göze gelince başım dönüyor,
Aşkın ızdırabı kalbe iniyor,
O güzele köle olasım geldi.
Mecnunum Leylayı çölde ararım,
Keskin bıçak konuşturur kasabı,
Tutar ise çıkarcının hesabı,
Bu işler ezelden beridir tabi,
Varsa paran fırsat sende söz sende.
Söz eden çok olur çınlar kulağı,
Anlamadım ne çileli burunmuş,
Bacanakta suç yok burun sorunmuş,
Yak dedik ışığı ama erinmiş,
Nerden çıktı tuvaletin kapısı.
Ne zalimmiş tuvaletin kapısı,
Zalimler,zorbalar beyi beyidir,
Yalancı hainler sanki dayıdır,
Batsın dünya bence bundan iyidir,
İstemem gözüm yok ters dönsün dünya.
Ahkam kesilir üç kuruş parası olan,
Kıraçtır dağları soğuk suları,
Ölen öldü göçtü kalan sağları,
Viran olmuş bahçe bostan bağları,
Tokat Zile Çayır köyüm nerdesin.
Koyunlar melerdi kuzu melerdi,
Leş kargası gibi kokar soluklu,
Rüzgar vurmuş tufan vurmuş çalıklı,
Doğuştan defolu çoban kılıklı,
Telefonla rota verir sümüklü.
Çok ukala çok bilmişin kadısı,
On yedi ağustos da sene doksan dokuzda,
Suçun büyük başı bizdedir bizde,
Biz bıraktık bizi ateşte közde,
Taş üstünde taş kalmadı o sene.
Bilimciler Aya istasyon kurdu,
Bu dünyayı Allah yarattı asıl,
Adem baba Hava anadan nesil,
Gelen gelir giden böyledir usül,
Unutmada oku tarihe bir bak.
Geldi geçti sadrazamlar krallar,
Daha yeni çiçek açmış dalında,
Gezdirir aşığı sevda çölünde,
Bal damlıyor dudağında dilinde,
Taze ve tomurcuk güle kıyamam.
Ceylan gözlerini gözüme diker,
Serim verdim yoksa sırmı vermedim,
Varmı başka böyle dünya görmedim,
Her gün koştum insanlığa durmadım,
Veysel bu dünyadan üzgün gidiyor.
Nanköre nasihat versem ne fayda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!