Atar tutar nefret eder geriden,
Gıybet yapar hi ayrılmaz sürüden,
Her işini el altından yürüden,
Bir türlü insanları anlayamadım.
Yanar döner iki yüzlü canavar,
Muharremi ettin kendineortak,
Yaptığın ayıbın üstünümü örtek,
Senet değil kağıt değilki yırtak,
Hacı önder adam böyle satılmaz.
Veyselim masumdur kuzudan kuzu,
Sen her şeyi bu günemi sakladın,
Konuş konuş bitmez kendini akladın,
Hem kendini hemde beni şokladın,
Paşa amca böyle kurşun olurmu.
Bir büyük olarak verdin öğüdü,
Yolumuz yokuştur çıkılmaz rampa,
Dünya dönmüş sanki bir esir kampa,
Nankör çalar çarpar yapar trampa,
Bu azgın nesilin neyine güvenem.
Yılan ile bir çuvala girilmez,
Hiç kimse kendine suçluyum demez,
Gelende behnamaz gidende behnamaz,
Nankör evlat babayı anayı tanımaz,
Bu gidişle başımıza taş yağar.
Bir komşu komşuya selam vermezse,
Sandal gemi arada bir yan yatar,
Balıklar zıplıyor martılar öter,
Bak şu güzelliğe cana can katar,
Cennetten bir parça gördüm bu sabah.
Marmara denizi bu sabah durgun,
Doğduğuna inanıyosan öleceğinede inan,
Yanılır dünyada bakiyim sanan,
Kul köle nefsinin peşinde dönen,
En sonunda herkes geçer bu yoldan.
Önce sabret sonra bak sen son güne,
Nankörler yuva yıkarsa,
Toklar yerken aç bakarsa,
Hal bilmez kulak tıkarsa,
Bundan hayır beklenirmi.
Gerçekleri gör gözünen,
Çoktan dağlarımı duman bürümüş,
Yaprağım sararmış dalım kurumuş,
Sendede bir acayip inat var imiş,
Çaldın beni taştan taşa muhanet.
Maskara oldum çoluk çocuk toruna,
Kara kaşlım bal dudaklım,
Her zaman kalbimde saklım,
Sende kaldı benim aklım,
Cennetine götür beni.
Başında vardır al yazma,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!