Hiç kimse kendine suçluyum demez,
Gelende behnamaz gidende behnamaz,
Nankör evlat babayı anayı tanımaz,
Bu gidişle başımıza taş yağar.
Bir komşu komşuya selam vermezse,
Nankörler yuva yıkarsa,
Toklar yerken aç bakarsa,
Hal bilmez kulak tıkarsa,
Bundan hayır beklenirmi.
Gerçekleri gör gözünen,
Doğduğuna inanıyosan öleceğinede inan,
Yanılır dünyada bakiyim sanan,
Kul köle nefsinin peşinde dönen,
En sonunda herkes geçer bu yoldan.
Önce sabret sonra bak sen son güne,
Sandal gemi arada bir yan yatar,
Balıklar zıplıyor martılar öter,
Bak şu güzelliğe cana can katar,
Cennetten bir parça gördüm bu sabah.
Marmara denizi bu sabah durgun,
Çoktan dağlarımı duman bürümüş,
Yaprağım sararmış dalım kurumuş,
Sendede bir acayip inat var imiş,
Çaldın beni taştan taşa muhanet.
Maskara oldum çoluk çocuk toruna,
Kara kaşlım bal dudaklım,
Her zaman kalbimde saklım,
Sende kaldı benim aklım,
Cennetine götür beni.
Başında vardır al yazma,
İyi günde gram gram yediler,
Fırsatçılar arsız nankör adiler,
Yoksa derde derman ölüm dediler,
Zordur dostum çıkış yolu yok başka.
Beni bana bırakmıyor inadım,
Kurtuluş yok ansızın gelirse ölüm,
Kuruttu doğayı inatçı bilim,
İnanmazsan gel gör perişan halim,
Lafla peynir gemisi yürümez dostum.
Benim işim olmaz dostu satmakla,
Korkutur tazyikli suyla,
Bu rezalet nedir böyle,
Allah'ım sen islah eyle,
Meşhur biber gazı meşhur.
Bizim beyler peşin satar,
Alır koku eder takip,
Yoktur sana başka rakip,
Gezdirirler zincir takıp,
Kuyruk sallar minos köpek.
Yazdım birisine sakın alınman,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!