Bilmem giresunu çokmu özledin,
Mustafa amca bu günümü gözledin,
Bu kadar ne vardı kendin gizledin,
Dön geriye dön gel Mustafa amca.
Anlaşılan çokmu sevdin orayı,
Kışlanın içinde kapanıp kaldım,
Dedim eyvah! Gardaş ben niye geldim,
En sonunda yine asker mi oldum!
Çabuk git başımdan zalim ayrılık.
Dünyayı yarattı bizi yarattı,
Kullara dünyayı emanet etti,
Doğa güzelliği cana can kattı,
Yoklukla varlığı var eden ALLAH.
İstediğin yerde hazır her yerde,
Eğerki bozuksa düzenin demin,
Ne yapsan ne etsen yürümez gemin,
Çile bitmez Adem oğlu Ademin,
Düşenin dostu olmaz garibe bakın.
Darda kalanları Mevlam koruya,
Burası köy değil şehirdir şehir,
Foltak ayakkabı nedir bu kahir,
Dünyayı kendine edersin zehir,
O nalları öyle nasıl çaktırdın.
Nispet gibi herşeyi atmış yabana,
Yok olsun karanlık olsun aydınlık,
Sevgi, saygı yok olmasın saygınlık,
Unut kin, kibiri düşünme kıllık,
Biz insanız bize gülmek yakışır.
Yer yok içimizde aklı kaçığa,
Kendi bal, börek yer biz ise yavan,
Beş lira olur mu bir kilo soğan,
Duymaz isyanımı bizim Erdoğan,
hiç oldunmu benim gibi iş bakan.
Sattı dereleri, sattı çayları,
Aldanmış aşkına olmuş kul köle,
Garip Veyselimi düşürmüş dile,
Bırakıpta gittin ne geçti ele,
Nankörleri adam sanmış Veyselim.
Adadım kendimi aşkın yoluna,
Gel zaman git zaman geldik bugüne,
Alıştık biz varlık ile yoğuna,
Fakir yine fakir zengin övüne,
Kim ölüpte kime kalır yarınlar.
Yedik,içtik konduk göçtük eğlendik,
Bugün değil yarınlar umutsuz,
Olmayınca olmaz yuvasız, yurtsuz,
Ağanın ağzından çıkacak bir söz,
Ağadan gelecek sözü bekleriz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!