Hal perişan veren yoktur teselli,
Masum gariblerin durumu belli,
Günler geldi geçti yaş oldu elli,
Zalim dünya sende gönlüm şen değil.
Dostum gül atsada dikeni batar,
Bal diyerek zehir koyar tasıma,
Sözlerim en yakın akran hısıma,
Hayırsızlar neme gerek nesime,
Sağlığında kıymetini bilmeyen.
Seven dostlar sevdiğini ararmış,
Tokat Zile maşat silis köyünden,
Güzel yiğit belli olur huyundan,
Cennetteki meleklerin soyundan,
Benim yakın köylüm Nilüfere bak.
Bazı kızlar gibi değildir laşka,
Devirmi değişti nesilmi azgın,
Zalimler şımarık ehliler üzgün,
Yaralı ceylanın gözleri süzgün,
Nerde vicdan yokmu Allah korkusu.
Nasıl olurda evlat babayı tınlamaz,
Yokluk bizi koyar ateşe köze,
Zenginler fakiri getirir dize,
Avazım duyulmaz ne gerek söze,
Hiç kimse yüzüne bakmaz yoksulun.
Bu berbat düzeni böyle bilseydi,
Yeterki o dost bana versin güveni,
Ne farkeder yağlısıyla yavanı,
Ben bilirim beni kalpten seveni,
Gerçek dosta can adarım ölürüm,
Elim kanda olsa yine gelirim.
Yalan makinesi yalan aleti,
Körde olsa keskin keser jileti,
Belli olur insanların laneti,
Yedisinden yetmişine inanmam.
Bilse nankör geçmesi zor srattan,
Herkes gelip geçecektir oradan,
Ancak bunu bilen Yüce yaradan,
Bizler ise garip kuluz sıradan,
Her şey olur biter vakti gelince.
İlkbaharda bak şu göçmen kuşlara,
Ortalığa söz atar kurcalar beyni,
Böylesi insanlar her yerde aynı,
Utanmaz arlanmaz bükülmez boynu,
Ne dediğini bilmeyen tok söz.
İçindeki şeytan ile avunan,
Gariban masumun elleri bağlı,
Her zaman zorbadır zorbanın oğlu,
Farketmez şehirli farketmez köylü,
Zorbalıkla işi zorbadır dişli.
Belli hayat okuluna gitmemiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!