Veresiye alana sanki verir sadaka,
Asar suratını anlamaz şaka,
Ben değilde herkes çekiyor yaka,
Aklım almaz bizim Aydın marketi.
Tas tencere satar benzer çarşıya,
Ne haldeyim aygın baygın gezerim,
Hazin hüzün yaşar dıram yazarım,
Suskun kalır ben kadere kızarım,
Hiç gülmedi kader bahtım karadır.
Tilki çakal çalar çarpar pay eder,
Kendi elimle kendim günah işlerim,
Azı bulamazken çoğu düşlerim,
Sonradanda of çekmeye başlarım,
Azdır taştan taşa vursam ben beni.
Şunu bilki insan oğlu nankördür,
Fakir Gül diksede dikeni çıkar,
Yılbaşım boş geçti canımı sıkar,
Ne deyim ki para parayı çeker,
Bu senede biletim elimde kaldı.
Bir ay öncesinden bekleyip durduk,
Memleket üç beş tane patrona kalmış,
İşçi emekçi ekmek kölesi olmuş,
İsterseniz deyinki bana çok bilmiş,
Bu dünyada zordur iki ayak üstünde kalmak.
Gerçekte olsa hayelde olsa zor işler,
İnanmadı bak kafirin zoruna,
Hubuyar Sultanım girdi fırına,
Buz tuttu sakalı döndü yarına,
Kafirin şerine güldü Hubuyar.
Bir tekmede taştan çıkardı suyu,
Uludur yücedir postum,
Hak yolunda dolar testim,
Alevi olmak zordur dostum,
Herkes Alevi olamaz.
Bizdedir kırklar,yediler,
Fakirde insan zenginde nedirki farkı,
Zengin cirit atar dönmez fakirin çarkı,
Söylenir dillerde yanık bir türkü,
Boran kıştan farkı yoktur fakirin.
Zengin parasıyla aya yaparmış yolu,
Güzel karadeniz orta Anadolu,
İnsanların dostluğa uzanır kolu,
Birazcık çamurdur, köyümün yolu,
Tokat Zile çayır köyümüz bir hoş.
On üç kilometre köyümle Zile arası,
Asırlardır Ehlibeyt'ten beri,
Hep bizi dışlamış yobazın körü,
Şimdi ise olsan ne olur bir sürü,
Bir ölür bin geliriz bize az gelir.
Sivas'ta Madımak'a ateş basanlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!