Efkârlanır dertli dertli yazarım,
Dertlerimi hece hece dizerim,
Mecnun gibi çölden çöle uzarım,
Beni benden alır gider sevdası.
Bazen beni cennetine götürür,
Eğerki gidilen yol eğri yolsa,
Halden anlamayan kul nankör kulsa,
Kardeşimde olsa babamda olsa,
Adam olmayanlar bana ters gelir.
Hain dostlar ölmeden kazar kabirim,
Müslümanım deyip kendinden geçenler,
Ölünce kendine cennet açanlar,
Yaşarkende hep ölümden kaçanlar,
Allah bilir asıl yaşam burdadır.
Varsa kim görmüşki öbür dünyayı,
Veresiye alana sanki verir sadaka,
Asar suratını anlamaz şaka,
Ben değilde herkes çekiyor yaka,
Aklım almaz bizim Aydın marketi.
Tas tencere satar benzer çarşıya,
Ne haldeyim aygın baygın gezerim,
Hazin hüzün yaşar dıram yazarım,
Suskun kalır ben kadere kızarım,
Hiç gülmedi kader bahtım karadır.
Tilki çakal çalar çarpar pay eder,
Kendi elimle kendim günah işlerim,
Azı bulamazken çoğu düşlerim,
Sonradanda of çekmeye başlarım,
Azdır taştan taşa vursam ben beni.
Şunu bilki insan oğlu nankördür,
Fakir Gül diksede dikeni çıkar,
Yılbaşım boş geçti canımı sıkar,
Ne deyim ki para parayı çeker,
Bu senede biletim elimde kaldı.
Bir ay öncesinden bekleyip durduk,
Güzel karadeniz orta Anadolu,
İnsanların dostluğa uzanır kolu,
Birazcık çamurdur, köyümün yolu,
Tokat Zile çayır köyümüz bir hoş.
On üç kilometre köyümle Zile arası,
Asırlardır Ehlibeyt'ten beri,
Hep bizi dışlamış yobazın körü,
Şimdi ise olsan ne olur bir sürü,
Bir ölür bin geliriz bize az gelir.
Sivas'ta Madımak'a ateş basanlar,
Fakirde insan zenginde nedirki farkı,
Zengin cirit atar dönmez fakirin çarkı,
Söylenir dillerde yanık bir türkü,
Boran kıştan farkı yoktur fakirin.
Zengin parasıyla aya yaparmış yolu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!