Şekil suratından düşen bin parça,
Bir kadın erkeğe atarmı fırça,
Kem dilden dökülen sözleri sırça,
Kendine bak benim için vah deme.
Bir görseniz kısmet veren sanarsın,
Memleket üç beş tane patrona kalmış,
İşçi emekçi ekmek kölesi olmuş,
İsterseniz deyinki bana çok bilmiş,
Bu dünyada zordur iki ayak üstünde kalmak.
Gerçekte olsa hayelde olsa zor işler,
İnanmadı bak kafirin zoruna,
Hubuyar Sultanım girdi fırına,
Buz tuttu sakalı döndü yarına,
Kafirin şerine güldü Hubuyar.
Bir tekmede taştan çıkardı suyu,
Uludur yücedir postum,
Hak yolunda dolar testim,
Alevi olmak zordur dostum,
Herkes Alevi olamaz.
Bizdedir kırklar,yediler,
Güzel karadeniz orta Anadolu,
İnsanların dostluğa uzanır kolu,
Birazcık çamurdur, köyümün yolu,
Tokat Zile çayır köyümüz bir hoş.
On üç kilometre köyümle Zile arası,
Asırlardır Ehlibeyt'ten beri,
Hep bizi dışlamış yobazın körü,
Şimdi ise olsan ne olur bir sürü,
Bir ölür bin geliriz bize az gelir.
Sivas'ta Madımak'a ateş basanlar,
Fakirde insan zenginde nedirki farkı,
Zengin cirit atar dönmez fakirin çarkı,
Söylenir dillerde yanık bir türkü,
Boran kıştan farkı yoktur fakirin.
Zengin parasıyla aya yaparmış yolu,
Çocuklara fırsat verme yüz verme,
Gelecek yarına duvarlar örme,
Artık yeter gayrı benide germe,
Yeter hanım kendine gel kendine.
Aklım almaz saçma sapan haltına,
Yaratılmak yaratmak Allahın işi,
Ölüm bir anlıktır olurmu yaşı,
Ne ise o olsun her şeyin başı,
Yoksa derde derman ölüm son çare.
Kimse istemez bu dünyada ölmeyi,
Kırar keser atar tutar boş meydan,
Geçer derelerden geçemez çaydan,
Ne yapsan ne etsende vazgeçmez huydan,
Yedisinde aynı olan yetmişinde düzelmez.
Helede bu nesilden bıktık cahil milletten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!