Kendimi vurdum taştan taşa taşlara,
Şaşkınlığım saçma sapan işlere,
Daldım yine çıkmaz hayel düşlere,
Üzgün oldu benim gülen gözlerim.
Bayılır zalimler ufak fırsata,
Neyleyim dünyada karalı bahtı,
İstemem sarayı, istemem tahtı,
Çile, hayat beni sıktıda sıktı,
Saçımıi başımı yolar giderim.
Harbi oldum, dürüst oldum olmadı,
İnsandır insana değer vermeyen,
Gözü dönmüş hiçbir yeri görmeyen,
Yakıp yıkıp hemde sual vermeye,
93 yılında bu günü gördük.
Dünya beni benden aldın götürdün,
Yeri geldin beni dize getirdin,
Garip başta beyaz tüyler bitirdin,
Zalim dünya senden gönlüm hoş değil.
Zalimle yürüdün, zalimle koştun,
Ben kul oğlu kula etmem ki minnet,
Açmaz beni kuldan gelecek cennet,
Ararım bulunmaz bir ehli sünnet,
Ne deyim gören gözler kör ise.
Büyük başlı yılan ondurmaz çiban,
Sorarım kendime neden böylesin,
Gerçekleri bilen yoktur söylesin,
Dostlar, akrabalar bayram eylesin,
Ben dostu, düşmanı görür gibiyim.
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Yol bitmiyor koşa koşa,
Kızgın soba kızgın maşa,
Bir türlü ısıtmaz hayat.
Kalmaz dizlerin dermanı,
Bir kardeş vardır ki düşmanda öte,
Nefsine kul olmuş gerek yok ite,
Güler yüzlü düşman mirasçı çöte,
Kardeş mirasını yiyendir kardeş.
Meğerse çok severmişsin Akbankı,
İsminse dillerde olmuştu yankı,
Merak ettim bende sorarım çünkü,
Nasıl oldu yine geldin Rafet’im.
Söylenir dillerde rafetin sanı,
Dünya sende henüz güldüm diyemem,
Helal durur iken haram yiyemem,
Bende sitres gündüz gece uyumam,
Direnirim dünya senden yılmadım.
Ağa varlığınan almış yürümüş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!