Ne kadar yaşarsan yaşa,
Yol bitmiyor koşa koşa,
Kızgın soba kızgın maşa,
Bir türlü ısıtmaz hayat.
Kalmaz dizlerin dermanı,
Bir kardeş vardır ki düşmanda öte,
Nefsine kul olmuş gerek yok ite,
Güler yüzlü düşman mirasçı çöte,
Kardeş mirasını yiyendir kardeş.
Meğerse çok severmişsin Akbankı,
İsminse dillerde olmuştu yankı,
Merak ettim bende sorarım çünkü,
Nasıl oldu yine geldin Rafet’im.
Söylenir dillerde rafetin sanı,
Dünya sende henüz güldüm diyemem,
Helal durur iken haram yiyemem,
Bende sitres gündüz gece uyumam,
Direnirim dünya senden yılmadım.
Ağa varlığınan almış yürümüş,
Ay sonunu uc ucuna eklerim,
Aylar çabuk bitsin diye beklerim,
Çile derdi ben kendime saklarım,
Azdır asgari ücret yetmezki kardeş.
Bir maaş alırım bin dert açılır,
Kul olası güzelliğe sahipsin,
Kalbin neye uçar neye talipsin,
Belli sende benim gibi garipsin,
Çirkinim deyipte başlama YEŞİM.
Ben tanımam güzellikte özeli,
Devir mi değişti zaman mı azdı,
Sağolasın gençlik düzeni bozdu,
Görünen bu haller benide üzdü,
Diz boyudur saygısızlık yok böyle.
Oğul babasını ana kızını,
İki yol var biri yürüyüp gitmek,
Ötekisi zaman ömür çürütmek,
Aylarca yürüsen bilmezki bitmek,
Yüksekten patika görünür yollar.
Hasetin hesatın yoludur eğri,
Hiç böyle aldatmaz kardeş kardeşi,
Arasan bulunmaz Hasan'ın eşi,
Meğerse hak yemek Hasan'ın işi,
İşte bu kadar da zalimsin Hasan.
Sormayın Hasan'ı değil yabancı,
Hatırlatır bir zamanlar köyleri,
Yola döker demlik dibi çayları,
Unut gayrı Gülizar sen bu huyları,
Söz dinlemez bizim hurdacı Gülizar.
Sabit fikir hemde inadı inad,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!