Heryer aydınlanır ışıklar söner,
Hoştur bu güzellik içime siner,
Güzelliği farketmekte bir hüner,
Heryer daha güzel gün ağırırken.
Gökyüzü masmavi deniz masmavi,
Nere gitsem yalakalar sevilir,
İki yüzlülerin sırtı ovulur,
Doğru olan dokuz köyden kovulur,
İşte bundan sarpa sarar işlerim.
Hakikattan şaşmam doğruluk özüm,
Güvenme aldanma çok iyi düşün,
Fazla pişman olma peşin sat peşin,
Her nereye gitsen rast gelmez işin,
İtle farkı yoktur hain insanın.
Boğazı büyüğün dostu olmaz derler,
Kediler kovalar,aslanlar kaçar,
Hain bayram eder iyiler naçar,
Hırçın karga leşin peşinde uçar,
Lazım dünya durum böyle hal böyle.
Kimileri toktur kimi aç yaşar,
Halam senin dedikodu neyine,
Uğramazsın doğruların köyüne,
Yaşın yetmiş hep günahlar lehine,
Senin gittğin yol eğridir halam.
Bilirim ki pınar baştan bulanır,
Gördüm insanların gizli yüzünü,
Para pul kör etmiş doymaz gözünü,
Takip eder kör şeytanın izini,
Zaman azgın zaman halimiz budur.
Bugün böyle yarın ne gelir başa,
Bulutlar öfkeli dağlar dumandır,
Yeşermiş ovalar çayır çimendir,
Beni bana köle eden bu candır,
Dünya zalim garibin hali yamandır.
Olmaz gariplerin kimi kimsesi,
Çaresizlik varsa hali yamanda,
Aylar yıllar şahittir bu zamanda,
Gerçek hak Adalet aradığında,
Haklı olsan bie haksız olursun.
Dolsa bile boştur derler destine,
Ana, Baba, kardeş sever çıkara,
Ne yapsın neylesin garip fukara,
Karışmış ayrılmaz ak ile kara,
Hain saltanatın düzeni para.
Bazı şeyler olmaz derler parayla,
Dört dörtlük muntazam beydeki konak,
Kapısında it çok yaklaşmaz sinek,
Çobansa uyanık koyun avanak,
Ne deyimki bizler bunu hak ettik.
Aldı mazbatayı çizdi rotayı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!