Veysel Sari Şiirleri - Şair Veysel Sari

Veysel Sari

Bir fırtınaydı bizimkisi sevgilim,
Hani şu her babayiğidin harcı olmayan...
Hani şu kitapların yazmadığı, sokakların şahit olduğu cinsten...
Deli gibiydik, zincirini koparmış amansız rüzgarlar gibi.

Biz yan yana gelince, dünya küçülürdü gözümüzde.

Devamını Oku
Veysel Sari

Efeler diyarının sarı sıcağı çöktü zeytin bağlarına,
Büyük Menderes kıvrılır gider ovada sessizce.
Ben ki boyun eğmemişim bu dünyada kimseye,
Sen herif, dize getirdin beni bu şehirde her gece.

Zeytin ağaçlarının gölgesinde oturdum bir başıma,

Devamını Oku
Veysel Sari

Gecenin en koyu yerinde, kalemim bitmek bilmeyen bir hasretin üzerine eğiliyor.
Taş duvarlı o eski odada, lambanın cılız ışığı altında yalnızlığımla baş başa kaldım.
Hatıraları biriktiren değil, hatıralarla nefes alan o adam olarak; yine senin yokluğunun gölgesinde, sessizliğin en yüksek perdesinden haykırıyorum.

Ay, o gece gökyüzünde bir kandil gibi değil, senin yüzünün bir yansıması gibi asılıydı.

Devamını Oku
Veysel Sari

Gece penceremde simsiyah bir derya gibi büyürken,
Odamın tenhalığında yine senin o efsunlu hayalinle kaldım.
İçimde bentlerini yıkan kadim bir efkâr, deli bir nehir var şimdi.
Pusulamı hangi yöne çevirsem, adımlarım hep senin asil çehrene çıkıyor;

Çünkü kalbimin pusulası senden gayrı yön bilmiyor...

Devamını Oku
Veysel Sari

BABA ANNEME YOLDAŞ OL
Baba, bakışlarını kaçırma benden...
Artık ne sesim yetişir sana, ne de soluğum.
Ben o neşeli bayram sabahlarının hiç gelmeyeceği, kapısı erkenden kilitlenmiş o viraneyim şimdi.
Seni yarı yolda bırakan o sahte gölgeler gibi değil; ben ciğerimde bin bir ukdeyle, mecburen gidiyorum.

Devamını Oku
Veysel Sari

Bir baba ağlarsa, yıkılır dağlar,
Gök kubbe çöker, yerle bir olur bağlar.
O ki, çınar ağacı, dimdik duran kaya,
Gözünden yaş aktı mı, kopar kıyamet haya.

Neden ağlar baba, neden düşer gözyaşı?

Devamını Oku
Veysel Sari

Bana bakıp da dertsiz bir ömrün kıyısında soluklandığımı sananlar, ruhumun derinliklerinde nelerin devrildiğini nereden bilsinler...
Ben hayatın o en keskin virajında, on iki yaşımın tüm masumiyetini bir trafik kazasının soğukluğunda bıraktım.
Bir gece yarısı, gökyüzümün en parlak iki yıldızı söndü; annemi toprağa, babamı sonsuzluğa uğurlarken çocukluğumu da o boşluğa fırlattım.
Herkesin uykuda olduğu saatlerde ben yorgun fabrikaların isini soludum, geceleri ekmeğimi taştan çıkardım; gün ağarınca da okul sıralarında geleceğimi tırnaklarımla kazıdım.

Kimseye eyvallah etmedim, kimsenin gölgesinde serinlemedim; başım dik, alnım ak, onurumla yürüdüm bu yirmi sekiz senelik çetin yolu.

Devamını Oku
Veysel Sari

Cunda’nın dar, taş sokaklarında rüzgâr eser denizden,
Eski bir rum evinin cumbasından baktım kentin yüzüne.
Balıkesir’in o zeytin kokan, o dumanlı akşamında,
Bir karanlık çektin benim şu aydınlık gözüme.

Şeytan Sofrası’ndan seyrettim günün batışını yalnız,

Devamını Oku
Veysel Sari

Bana "Aşk nedir?" diye sorduklarında,
artık gözlerimin içi parlayarak cevap veriyorum.
Çünkü aşk benim için karanlıktan çıkışın,
her sabah yeniden doğan o umudun diğer adıymış.
Eskiden aşkı ulaşılmaz bir zirve sanırdım,
oysa şimdi anlıyorum ki

Devamını Oku
Veysel Sari

Diyorlar ki bana, aklını yitirdi,
Diyorlar ki bana, deliliğin pençesiydi.
Diyorlar ki bana, kafayı sıyırdı, gitti gitti,
Diyorlar ki bana, ruhu firar etti, kayboldu bitti

Söylenip duruyorlar, boş sözlerle,

Devamını Oku