Rüzgâr savururken gül kokunu yâre,
Solgun düşlerimle konuşur gece.
Seninle başlar her dua, her sitem,
Adınla titrerim, aşk vaktinde
Gözlerin, bir zaman ışıkla doluydu,
Tozlu bir defterin arası şimdi sen,
Yıllar öncesinden kalma bir düş gibi.
Dokunsam dağılır hayalin elimde,
Hatıralar gibi sessiz, hatıralar gibi gizli…
Bir zamanlar gülüşünle aydınlanırdı sokaklar,
Hatırlamak, zamanın geriye açılan bir penceresidir —
ama o pencereden baktığında
hiçbir şey seni görmez artık.
Geçmiş, ellerimizden sızan bir ışıktır;
dokunmak istersin,
Hayat, ince bir ırmak belki,
sessizce akar içimizden.
Bazen durgun bir göl olur,
bazen taşar kelimelerden.
Bir bakışta başlar,
Bir adım atmadan düşün önce,
Nereye varır yolun, neye döner.
Her sözün izi kalır bir gönülde,
Kimi sevgi, kimi yara dilde.
Boşa geçirme ne gençlik, ne günü,
Düşünmeden konuşma, dilin kılıç olur,
Bir kalbi kırarsan, bakışın suç olur.
Tatlı dil döndürür en sert yüreği,
Kaba söz, sevgiyi boğan güç olur.
Emek vermeyenler, başarıyı bekler,
Yüreğim yağmur tanem
Ben hiç hayatla tanışmadım
Ve biliyor musun
En uzak ihtimal benim için hayat yaşamak
Toprak çatladı bir sabah, güneş doğdu usulca,
Bir çocuk açtı gözünü, dünya sustu o an boyunca.
Ne yastığı vardı başının altında, ne de bekleyen bir sabah çorbası,
Ama kalbinde yanan bir ateşle başladı hayatın kavgası.
İlk adım bir sınav, ilk söz bir barikattı,
Tamam susma
Ama haykırmanın da hakkını ver
Gerekirse çık dağa taşa
Kulak ver sonra
Hayatın kendisine rüzgarın sesine
Bu da bir nevi feryat sayılır
Hebunamın —
Adın, varlığın sesidir içimde.
Senle başlar sabahın anlamı,
Gece, senden sonra susmayı öğrenir.
Bir kalbin sınırında bekledim seni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!