Yeni bir umutla dirildim sanki
yoksa o umut gözlerin miydi
gözlerinse esirinim artık
ışığım sensin bu karanlıkta
Bir tebessüm et aşk için
Sabahın gri yüzünde uyanıyorum —
ama kim uyanıyor, kim rüya görmeye devam ediyor, bilmiyorum.
Oda, beni hatırlamayan bir düşünce gibi
her nefesimde yeniden daralıyor.
Bir masa var — üzerinde mühürlenmiş bir mektup,
Gitmez ileriye kırık kadehlerde vazgeçişler
Gözyaşları tutuşur yeryüzü acı dolu bir kadeh
Gül ne aşk nedir her uçurum bir boşluğa gebe
Gidiyorum gitmek tek bir eylem yürüyüşü
Kefene sığmaz asla merhamet gülüşü
Tek bir ihtimal bile herşeye değer
Aşk hamuruyla bezenmiş can fitili
Sevmeyi bilmek sevmektir herşeyi
Aşk yakarken öğretti bana
Mutluluk denen rampadan
Çıkmak öyle kolay değil
Karamsar bir korku
Tüm güzelliklere hayır demiş
Sevgi duvarı yıkılmış gitmiş
Kaybolmakmış insanın sonu
Güzellik bahçesi cennete yol
Gözlerimi açtım —
ışık değil, anlam aradım.
Ama anlam sessizdi,
ve sessizlikte yankılanan bendim yalnızca.
Dağlara baktım:
Bir çizgi eğri olsa rahatsız olurum,
Bir kelime fazla, bir nefes eksik —
Düzen ararım kaosta,
ama düzenin kendisi en büyük kaos.
Bir gülün yaprağında noksan bir renk,
Aşk mutlak değerdir,
işaretini sormaz.
Yakınlık da acı da
aynı büyüklükte
çarpar kalbe.
Sen şimdi bana öyle bakıyorsun
Ben anca hürriyetime kavuşmuşum
Sen kalkıp bu rahatlığıma şaşırıyorsun
Vurulmaktan hiç korkmuyormusun diyorsun
Sen gözlerinden habersizsin herhalde
Hiç düşündün mü güzel kız
Bir sabahın ilk ışığıyla gülümser yüzüm,
Rüzgâr tenime dokunur, serin ve masum.
Gökte kuşlar dönerken özgürce,
Kalbimde hafif bir kıpırtı: mutluluk.
Bir çocuk gülüşü gibi temiz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!