Bazen kendini bulmak için düşmek lazımdır
Kimi düşüşler kalkınmaya en büyük dayanaktır
Kimi yangınlar uçurum diplerinde hayattır
Kimi mektuplar tutsaklıktan geçer özgürlüğe ulaşır
Kimi insanlar çürüyen zindanlarda dikiş tutmayan yaradır
Kimi zaman özgürlük bahar tadında bir tutsaklıktır
Bir adım atmadan önce düşün,
Ayak bastığın yer senin izindir.
Dilinden çıkan her bir söz,
Geri dönmeyen bir yolcudur.
Bilgiyle yoğrulmamış akıl,
Bir sonbahar akşamıydı, rüzgâr susmuştu,
Ağaçlar dökerken sessizce hüznünü,
Adını fısıldadı yüreğim usulca,
Gelmeyecek birini bekler gibi ürkek,
Bir şarkının yarım kalan notasında.
Bir sessizlik çöker sensiz akşama,
Sanki zaman da seni arıyor.
Gözlerim takılır boş bir cama,
Her damla, içime seni çağırıyor.
Rüzgâr adını fısıldar durur,
Bir zaman gülüşünle açardı bahar,
Şimdi her mevsimde eksik bir yanım.
Adını andıkça yüreğim ağlar,
Söyle, hangi aşkla geçer bu zaman?
Gözlerin denizdi, ben kıyı oldum,
Bir ölümde bulursunuz beni
hayata susamış anlarda
bir hayatta bulursunuz beni
ölüme susamış anlarda
bu nasıl bir illet ki beni eritti
bu erime bana ölümü özletti
Anladım evet son uykumu çoktan vermiştim
Şimdi kan uykusu bastırıyor
Ağır çatışma altında benliğim
Çok arkadaşımı şehit verdim
Mermilerim teker teker bitiyor
Gücüm gibi
Bir bakışın düştü gönül teline,
Titredi içimde gizli bir rüya.
Adını yazdım her bir cümleme,
Aşkınla doldu gece ve dünya.
Gözlerinde bir deniz, sonsuz, derin,
Bir gün daha sensiz uyandı şehir,
Rüzgar, adını fısıldıyor yine.
Kaldırım taşlarında izlerin var
Ve ben, her adımda sana düşüyorum.
Gözlerin gelince aklıma,
Bir rüzgâr esti, adını getirdi,
Gönlümde saklı sevdanı bitirdi.
Ne zaman gözlerin düşse aklıma,
İçimde bahar baştan başa yürüdü.
Bir söz yetiyor, sesinden dökülen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!