Sevmeyi sevdim ben bulutu gördüm
Yağmur taneleri yağmaya aşk ister
Kalbim yangın seninle söndüm
Birşey var herşey gibi içten içe
Ve buna aşk diyorlar inanılmaz
Gönlüme yağan aşk taşan sen sevgili
Kadın aşktır
Aşk can için gıdadır
Sevmek iyileştirir
Sevilmek ruhu besler
Bir kadın da ne yok ki
Mona Lisa’nın gülüşüyle başladı fısıltı,
Bir sırrın nabzı attı Louvre’un taşında.
Zaman, parşömen gibi kıvrıldı ellerde,
Bir kelime eksik — bir tanrı fazla.
Gölgeler, bilgiyle yıkanmış mumlar,
Gecenin koynunda usulca büyürken
Bir yıldız düştü, kalbime değdi.
Sonsuz bir hüznün şarkısı gibi
Kelimeler içimde yankılandı.
Ay sustu, rüzgar da konuşmaz oldu,
Mürekkep hiç kurumadı
Feryatlar hiç susmadı Sonra
Şiire ölüm karıştı
En acıklı olan da buydu
şair hiç tanımadı hayatı hiç yaşamadı
Bu ferman kimin di
Hava dolar ciğerlerime —
görmediğim bir hakikatin ağırlığıyla.
Azot kadar sessizim,
oksijen gibi yanmaya meyilli.
Duygularım da gaz aslında:
Çoban olan sürüsüne yol gösteremez olmuş
nice çınarlar devrilmiş çürüyüp gitmiş ah yar
çoban olan gece de bir dolunay mı görür şimdi
özlem bitti de gardaş söyle bu ölümleri kim ekti
bir bir toprağa düşüyor canlarımız gözyaşlarımız
Kaç bakış tutsak edildi bu zindanlara
gülün adıyla başlar aşk gönül selamıyla
kaç asır vuruldu prangalara bu sevda
külün hecesinde gizlenir aşk yangınlarca
Bölündü uykularımız gül seyrinde iken
Bir sevda hâli bu,
Ne tam mutluluk, ne tam keder…
Bir tebessümde başlar,
Bir bakışta ömrü tüketir.
İçimde bir yangın gibi yanarsın,
Ve bir an
bitti diye düşündü
son kavga da
ama hayır bitmemişti
gözleri sonra ufka yöneldi
tren son hızla ilerliyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!