Sevdan düştü içime,
Yandı yürek o biçim.
Gözlerin bir yıldızdır,
Doğar her geceme.
Bir gülüşün yeter ki,
Gönlümde bir yersin, adı sır gibi,
Ne gece söyler seni, ne de gündüz.
Bir resmin kaldı gözkapaklarımda,
Her bakış içime işleyen bir söz.
Sen geçince rüzgâr bile susar,
Gecenin ortasında bir düş gibi geldin,
Sessizdin, rüzgârın bile duyamadığı kadar.
Bir bakışın vardı, bin sözden derin,
Kalbim anladı seni, dilin susarak anlatır.
Sen geldin, zaman durdu ellerimde,
Gönül nedir bilsen, bir ince sızı,
Ne dile düşer, ne de söze yakın.
Bir bakışta titrer içimde yazı,
Duygular dökülür usulca, sakın.
Sevinç de olur, hüzün de misafir,
Ben, seni sevmenin o derin sessizliğine sığındım,
Dünya dışarıda gürültüyle dönerken, ben sende duruldum.
Ellerim ellerine değdiğinde değil sadece,
Seni düşünmek bile, içimdeki tüm kırıkları onarıyor.
Sanki doğduğumdan beri bu anı, bu hissi beklemişim,
Bir adın vardı içimde çiçek gibi,
Söylesem solar, sustum usulca.
Kalbim, seni anarken titrer hâlâ
Bir yel eserken gecenin ucunda.
Gözlerin, görmediğim bir liman sanki,
Geceye sorarım:
“Senin içinde saklı olan kimdir?”
Susar, ama yıldızlar fısıldar:
“Aradığın, sende gizlidir.”
Bir damla yağmur düşer toprağa,
Sevgili sevincim benim az sevmedim güzel huyunu
Dil-i biçare gönül ruhum alev almış sönmüyor
Gözlerinin çeşmesinden içerken zemzem suyunu
Adam duymuş ney sesini
Görmüş gönül hanesini
Bir muhabbet dönüyormuş ulu orta
Aşkın şarabı helal ile haram arasında
Eğildim üstüne hayatın, elimde ipekten bir sızı,
Gergefe gerdim bu gece, alnımdaki o yalnız yazı.
Her iğne darbesi kalbimde bir yankı, bir derin iz;
İşliyorum kumaşa, içimdeki o bitmez ayazı.
Gül kurusu dertlerim var, altın sarısı hayallerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!