Bir sessizlik var kalbimin merkezinde,
Ne dışarıdan gelir, ne içeriden.
Bir daire gibi döner varlık,
Ve ben, o dönüşün tam ortasındayım.
Işık — ne gökten iner, ne yerden yükselir,
Hayat olsun hiç solmasın
Acı yokluğa girsin saplansın
Varış noktası barışa baksın
Gökyüzü maviye çalan aşk şarkısı
Yeryüzü yaralı yorgun bir savaşçı
Bir gölge düştü duvarıma,
Ama senin yüzün değil,
Senin özün — erişemediğim bir ışık
İdeaların sessiz, sonsuz dünyasında.
Her şey bir yankı, bir anı, bir iz;
Bir güzellik düşün ki hesapta hiç yok
Yaşıyorken mucize sanıyorsun onu
Kelebeğin bir gün fazla yaşaması gibi
Ya da bu kelebeğe ceza mı bilemedim
İnsan mutluluğunu doğru bilmiştir hep
Hak diye haksızlığı bu yüzden belki de
Ben bütün şehirlerin yabancısıyım artık,
Sokaklar beni tanımıyor, kapılar mühürlü.
Üzerime giydiğim bu dünya, yamalı ve yırtık,
Ruhumun gurbeti bin bir çeşit, türlü türlü.
Ne bir tapu senedim var ne de bir avuç toprağım,
Aşk bir düş, süzülür gökten
İki kalp birleşir, yeniden
Bakışlar anlatır her şeyi
Sözcükler biter, sevgi başlar
Gözlerin, yıldızım olur geceye
Dur, bir soluklan yorgun kalbinde,
Bir bak etrafına, ne var elinde?
Hırs mı büyütür seni göğe doğru,
Yoksa tevazu mu yüceltir aslında?
Bir söz, bin yara açar dilinde,
Biz daha ilk adımı atmış değiliz
Ve bizim için en zoru bu ilk adım
İlk adımı attıktan sonra gerisi kolay
Bir daha kimse önümüzde duramaz
Destan üstüne destan yazarız o vakit
Toprak henüz sıcaktı,
ve rüzgâr adını yeni öğrenmişti insanın.
Ten, suyla karışınca can buldu —
ama ruh, hep biraz eksik kaldı.
Bir yasak vardı,
Bir yıldız düşüyor içime,
Adını bilmediğim bir parıltı,
Ama biliyorum ki senin gözlerinden
Kopup gelmiş olmalı.
Suskun gecelerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!