Islanmis cicekler yorulmus uslanmis yagmur
Durup dinlenecegi olmayan süpsürgün bir at gibi kamcisiz kisraga
Sanki üsümüs de tiril tiril titredigi goncalarda dallarda
Iki ucurum yakasina köprüler kuran
Mayis hüznü delitozan cahilin cahili yaban yamaclardan
Vay haline gelincik gülüm bahar söyleyip
Cirim ciglik
Acirlidan bölverenlere dogru efelik yemlik pircalik
Ve bugdayin geldigi tarlalardan alin teriyle temmuz
Istarlarin kilim dokudugu beyaz duvarlara cercevesiz pencerelerden süzüldügü
Kizil topragin ve kirecin nohut yolumundaydi dünya irgatlginin günlerine
Topragin heybesinde yaz dönümü gelincik ile karanfil
Durmadan büyür batiya dogru güney
Kuzeye cekilerek doguyu labaratuarlara ve tüplere deneyip koymadan
Ne perikles ne solon ne de bir baskasi
Ne düsü ne düsünceyi ne duyguyu ne davranisi
Cözümsüzmüs gibi duran herseye kanun nizam sinayan erkten otoriteden
Insan dogurtmaya calisarak kurak bir kundagin
Oysa bilmiyordu ki
Belediye tramvayının sürücüsü
Otobüsün kramponları rengine uymadığından dolayı olur olmaz her bulanıklıkta tepinerek,
Tepişerek,
Hayat çizgisini ezip geçen rövaşata hep avut hep çilingir hep alingir hep korner..
Fırından aldığı dumanı buğusu üstünde tüten ekmeği
Bagrini topraga serdigi agustos bir agustos
Yasadikca uzun yaz günlerini ayva sarisina ve nar tanesine solduran
Usulca ugrayip gecen esintiler gibi alip diyarina götüren mahleden cismim
Ve divane delisi ismim
Suyu serin eski bakraclar gibi basucumda felfeleleyen saki pinara tiryakar
Ki zaman kendi köprüsünden gecip giden adsiz bir yolcuyken
Minik bozukluklar
Hemence tamir olup giderilebilense ne tatli ne acidir sahandaki sofra
Yagi bitmemis motorlar
ve ömrü tükenmemis vadeler gibi
Alaca üzümlerinden yenilir ve yenilenebilir iklimlerdendir mevsim
Büyük bir mutulukla yerini kurar
Gün batarcasına, ay solarcasına, insan ölürcesine
Soyuluyor üstünde ne varsa acımasızlığı
Sendeleyerek ve gizsiz maviyi de batırıyor kirli yağmurlar
Haramiliğin elinde kan kusuyor kırmızı
Kırmızı..
Kopa kopuşa saldırıveren devlerle birlikte uyanıyor
Ne konuşayım ki..?
Hangi çalgıyı çalarsan çal gönül tellerime dokunan
Yerde yağmur,
Gökte rüzgar,
Dalda bulut
Ne konuşayım ki
Tüm dünyayı versen de
Benim gibi aklı rüzgarda bulutta esene
Bir kuruş neye, nerde
Ne kadar lazımsa okadardır fazlayı geçmez
Eğer
Hatırına değecek kadarsa
Yukarı..
Rüzgarın bile bizzat elinin yetişemediği kadar yukarı
Balerin..Büyülenmişcesine çekilip ıssızlığından aynaların
Hayatıyın boyuna yukarı
Çiçekler açıp soldururken toprak yalnız değilsin işte bil..!
Küslüğünden karanlığa çekilmiş geceleri avutmaya yüreğin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!