Sıfır takiple...
Giden çoğalır..gidemeyen yeniden sıfırla
Dönüşen danışan yeniden kirlileşmeler huyu suyundan
Yıkalı beyinler..köreltili bakışlar..
Bunak gönüller
Sıfırırı takiple giden çoğalır,
Allameymiş…
Yırtık sökük pasaklılığın bir yanı bir türlü öbür yanı bambaşka türlü, üstüne iğreti kumaşlarla kepazelik soytarısı yamanmışlığın sirk soytarısı veya karnaval palyaçosundan çalıntı posterliğe sahtekarlık ederek, cakasından pozundan yüksek havailik tozutup saçan bataklığın kibiri ve fantazisi, lağım farelerinden hiç bir farkı yoktur. Can çıkar huy çıkmazının ilgili doğumla ölüm aralığı hiç değilmeze en bariz örnektendir.
Güzeli doğruluğu saygınlığı erdemliliği onuru kişiliği karakteri bilmez tanımaz ve yaşayamaz çünkü iyiye ve güzele dair çevresi hiç bir insani değerde çevresi evresi etabı eğilimi gelişimi eğitimi belleği farkındalığı sorumluluğu duruşu tavrı davranışı özeni titizliği hassasiyeti niyeti gayreti çabası emeği ve algılaması yoktur. Bu yüzden bütün azgın sapkınlığa dair nefret hiddet şiddet saldırı sataşma bulaşma kabalık tehdit baskı kuşatma dayılanma taciz tecavüz kişilik sadistlikleri ve iletişim bozuklukları köklü kalıtımsallarından getirilmişlerden esaretini bşr türlü kurtaramayanların tutsaklık bağı,anlaşma yolu, konuşma dilli, keyfiyet hükmü, bağnazlık çevrimi,yozlaşma serveti, çağ dışılık gericiliği, başına buyruk çöplüğü ve yaşam normalleridir.
Her makas kesiginde kopup giden sonsuzluk
Kiskaca aldigi pismanliklari ayriliklari ve perisanliklariyla mekik saran makara
Yalandan gülümseyerek kivranisini bastiran acilarinin
Ortada kalanlar yikik dökük derbeder camasir
Bir ayna bir toka bir gözyasi siyah beyaz vesikada viranlara resmeden
Cigligini sazini yitirmis bir radyo sessizligi gibi kütüür kütür dipten derinden
Alman lokomotifli cinnet cinayete yuroamerikan küresel
Heryol mübah yolsuzlugundan kesen bicen ören veranak terziliklere
Tartisi darasi insanlik firesi hukuksuz haksiz ve son derece iileri demok gonk
Resmi fermanla dünya aleme ilan olmus piyasasi serbest
Isgal ve igfal hakki hadsiz hudutsuz
Vurgun talan soygun sömürü carkinin olabildigince verimliligine gaz verip
Almanya….
Yani fotür sapka sarisin tanga iyi makine karnaval zurnaval gibi gibisine
Cok faullü kisa pas firikikten kendi kendinin ileri üclüsü geri dörtlüsü orta saha
Ekisport import hep sampiyon
…hep elalemden bes gömlek üstün gelme insan kudurtup azman cildirtan yarisina
Dakikadan daima önde
Mutsuzluk carsisinin her cesidinden
Hüzünlü matemleri insan ruhuna özeyip mayalayan
Kurulu bütün endüstrileri soygunla sömürüyle tahvil ve imal etmek icin
Somut gercekliklerin cevrim carkina soyut iskan profil tesis ve ikmallerle
Kisilik bozuklugunu ve kafa karisikligini yönlendirip yönetmekte mahir
Kurulumu en kolay sarmaldir özenti hirs yaris kapris nefret ihtiras vesairler
Herkes umutsuz huzursuz mutsuz bilinmez istikrarsızlıklara aşağılanmayı yozlaşmayı görgüsüzlüğü şiddeti kötülüğü kötümserliği ve küçümsenmeyi öğretip kabullendiren soyut gündemler belirsizliklerinde kolayca özendiği markaya modaya maskeye imaja tasarıma ve modele sınıf atlayıp ve konum saplantısıyla Altın’ a kilitlenip bağlanıp insanlığını şatafatlı zincilerlere bağlarken…
Zerafet, nezaket , letafet, incelik ve daha ötesi berisi, hayatın insanla İŞ ÇEVİREN aklını, akışını, dönüşünü ve dolaşımını ille de akıntısı günden güne kuraklaşan huzur sevgi saygı mutluluk zaman sularında kenara yığılmış çakıl taşlarından süslü kolyeler dizmeye kurdele bağlamak değildir. Gerçi gösterişli sofraların özenle parlatılmış çatal bıçak sesini insan yalnızlığı boşluğun sahne piyesine boşaltarak ununu elemiş kasnağını ışıltılı şatafatlı görünen duvarlara asmış gibi görünür fakaat, şunun şurasında hepimiz herkesin diğer yarısından insanız ve çok iyi biliriz ki…hatasız pürüzsüz kusursuz ve en erişilmez seçkin mükemmellikte güzel görünsün diye zorlanan her arıza, huzur ve zerafetten çok görünenin ince kabukları altındaki mutsuz sessiz çığlıklardan başka hiç kimsedir.
Bu yüzden şatafatlılık şekilciliğiyle kuşatılıp formatlanmış zorunlu tüketim dayatımlarına kamçılanarak uyandırılan özenti salgınlarını taşıyan ve yaşayan topluma sürekli aşağılık düşkünlük eziklik acizlik kimliksizlik ve hiçlik duygusu aşılamak, bilinmez belirsizliklerle boğuştuğu kendi gerçekliğinden uzaklaşıp koparak her türlü rencide edici değişim ve dönüşüm başkalaşmalarının piyasa tutsağı olarak imrendiği ya kendini herkesten çok üstün gören veya özgün varlığını benimseyip kabullenmeyen yozlaşma kuklası, kuşku ve kaygı şüphelisi, çaresizlik ve endişelerinin kölesi, korkularının mahkumu, kahır kibir çöküş gösteriş ve ihtişam düşkünlüğünün soytarısı olduğu sosyal siyasal ekonomik ve kültürel tıkanıklıklarla dolu cinnet kozasının felaket sarmalları içinde bozulduğu bıktığı boğulduğu ve bocaladığı dönemlerde bütün akıl fikir cesaret irade bilgi beceri duyarlılık ve tepkisel reflekslerini yitiren insan, kendini kuşatan korkunç iflastan kurtulmak için hiçe savrulmuşluğun tetiklediği çırpınma ve dürtü güdümleriyle bir an evvel KOLAYCI ,garantici ve hiç kimsenin kendine asla ulaşamayacağı kumarbazlığa, sahtekarlığa, dolandırıcılığa veya HAYAL PERESTLİĞE yönelip her türlü ahlaksız hukuksuz ve kişiliksiz kayboluşları göze alarak faili meçhullere bulaşır yapışır ve karışır.
Taaa Sümerler’ den beri neredeyse dünya ve insanlık tarihinde az bulunurluğu, ışıltılı alımlı cazibesi ve hiç bir değişim dönüşüme uğramadığı sebebiyle Altın, yeryüzünde var olmuş bütün uygarlıklar tarafından süs, takı, dekor, kaplama, teknoloji -sanayi ve değişim aracı olarak kullanılagelmiş. Mısır’ lılardan Aztekler’ e kadar her kıtada ve coğrafyada birbirinden etkilenen incelikte sanatsal işler çalışmış işlemişler. Bugün sanayi teknoloji ve takı mücevherciliği dışında kalan yüzde otuzluk Altın rezervi, Amerika ve İsviçre gibi ( her çatışmayı kolayca manupule edebilen sözde güvenilir) merkezlerde depolanmakta.
Kanada’ nın Yukon bölgesindeki Klondike Irmağı kıyısında ve Bonanza deresinde su yüzeyinde bataklıktan akıp giden çamurda altın bulunmasının ardından haberi duyan bütün ülke bu bölgeye akın etti ve bu uğurda onbinlerce insan gerek ulaşımı zor yollarda gerekse varılan yerlerdeki pis sağlıksız ve kötü yaşam koşullarında can verdi. Şehirler kuruldu. Bazıları servetle dönerken çoğu büyük hayal kırıklıklarının kurbanı olarak yakalandıkları ölümcül hastalıklarla geri döndü. Kırk yıllık toplam hayatının büyük bir bölümünü trenlerde yarı aç yarı tok ülkeyi gezmekle geçerken midye hırsızlığı, okul hademeliği, gazete satıcılığından gemilerde tayfa olarak çalıştığı yaşam öyküsüne Altın Arama serğveğciliğini de katan Jack London bu kapılmışlığın bizzat canlı tanığıydı. Ordan büyük servetle dönmedi ama deneyimlediği yaşanmışlıkları kaleme aldığı Kurt Kanı veya Vahşetin Çağrısı gibi tüm dünyada etkileyici olan Edebiyatın Doğalcı romanlarıyla altın bulma hayalinin peşinde sürüklenenlerin bütün bilinmeyenlerine ve acımasızlıklarla dolu serüven gerçekliğine tanıklık ederek yakından baktı.
Daha sonraki yüzyıllardan günümüze kadar çekiciliği hiç değişmeyen yüzyıllarda Güney Afrika ( diğer değerli madenlerde tüm Afrika) ve Avustralya ( çıplak arazide at arabasının tekerleğine yetmiş sekiz kiloluk altın kayası takıldığını duyan herkesi Altına Hucum hayal perestğilinin iflah olmaz kulu kölesi yaparak kolayca ve bir an evvel sorunlarını kökten çözmeye sınıf atlamak uğruna ) yerlilerinin bütün yaşam ve özlük haklarını sorgusuz sualsiz talan tarumar etme pahasıyla tıpkı geçmişte yaşanmış İnka ve Aztek’ lerde olduğu gibi aynı yer çekimi merkezlerinin çapul çullanışlarına ve tecavüzüne uğradı.
Puskin..ondokuzuncu yüzyilin modern siir roman öykü türünün tüm kendinden sonra gelenlerine ÖN-AYAK olmus; ve SEKSPIR `in Machbet`ini özetlenerek yeni Ingiliz eski Yunan sentezi yazar-sair kisilik ve kimyasini havalandirip harmanlayan BORiS GUDUNOV `u yazarak, tüm diger okuyup yazmalarini orda bulup kagit kalemin diline dagarcigina saglama alip oturtmus.
Dedesi Habes Arap Cografyasindan Esir alinarak Rusya`ya getirilen ve birinci Petro zamaninda generallige yükseltilen Prens torunuymus. Puskin`in
Daha iki nesil gecmeden soy sop nesil degisimlerine, hele de dünya ilk siralamasinda ön basi ceken KÜLTÜR HEGOMONYACISI Ruslar`in ezici toplumsal kusatmasinda, yazdiklari yüzünden kafasyaya sürgüne gönderilir. Orda zamanin bütün acimasiz haksiz hukuksuz acmaz ve celiskilerini sorgulayan yazilarina devam eder. Sonradogdugu Moskovaya dönüsüne izin verilerek sarayda polis denetimli aristokratik -bürokratik görevde icraatlara devam ederken, karisina yönelik kostak kiz kiran söylenti ve iddalarini aklamak veyüzlesmek icin, girdigi RUS RULETI duellosunda, dedesi kökeni kim oldugunun hic bir zerrece izi ucu kalintisi önemi olmaksizin, degismis baskalasmis dönüstürülmüs Rus aliskanlik algisi ve adetiyle kendi kendini törenler, ( Yevgeni Onegin ve Yüzbasinin Kizi `gillere satir dizip, hayal kurup, rol dagitip, portre ve profil cizip, imza attiktan sonra ) celenkler ve ölüme ugurlar . Yani insan, iki nesil bile gecmeden dününü ve gecmisini zirnik kadar bile hatirlamadigi kusatan ve cevreleyen sartlarin sartli ögesi ve sorgulamak irdelemekten yoksun uyusmus kaniksamis degismis dönüsmüs aidiyet öznesi durumunu kacar kovalar.
Yasamin elde olan veya olmayan sebeplerle degisen zoraki kosullarina ve baskilayip bogup bunaltan kisitlayici- kusatici daralmalarina karsi insan dahil tüm yeryüzü canlilarinin akil fikir bilgi sezgi yahut sorgulamalariyla öngörüsünü saglamis hayati gereklilikte ihtiyati, teminati, imkani,tedarigi, güvencesi, secenegi, deneyimi, birikimi ve kaynagi olmasi gerekir. Aksi taktirde kayitsiz ilgisz ve ihtiyatsiz kaldigi her kendi haline terketme duyarsizliginda yasami doyurup besleyip devamliligini dinc, diri ve ayakta tutan bütün saglayici yasam zenginligi, yerine getirilmeyen sorgulama ve sorumluluk duyma ihmallleri oraninda sarkar, aksar, tikanir, bozulur, gevser, azalir ve kokusmus cürümüslüklerle kapli önlenemez akibetin kesin sonuclu yikimlariyla amansiz tükenisini hesaplasip ödesir.
Bu yüzden zamanin dayattigi zorluk-darlik kusatmalarina karsi donanimli ve duyarli her etkilesime karsilayip korunabilecegi uyanik refleksleriyle beraber, doga yahut toplumsal her kaygan zeminde barinip siginabilecegi inanilr, güvenilir, tasinabilir, esnek, hassas ve saglam ilmin ve itibarin özgün öznesi olmasi gerekir ki, hayatini saglik dirlik huzur icinde sürdürmekle mecbur gerekli tüm ihtiyaci karsilamaya yetkin yerlesik yasam güvencesinde olup, her zorluk ve güclügün üstesinden gelebilen kaynak , yol, beceri, hüner, secenek zenginliginin sahibi olarak kendinden hal caresi bekleyen hayati DiLSiZ -KAYITSIZ yitik kacak kayip yoksun muhtac zavalli iflas acizligine boslayip birakmaksizin, etkin katilimcilik ve devamlilik saglayabilsin, bütün canlilar icinde bilhassa insanlik.
Bu yüzden de, her canliya yeryüzü hayatinin nasil nerde hangi kayna imkan ve bilgilerle yasanacagina dair gerekli bilgileri, yasadigi hayatin deneyimlerinden cikarimlayan yol göstericiligiyle ilk önce DOGA; sonra da kendinden önceki yasanmisliklardan edinip saglayacagi tarihsel, sosyal siyasal , ekonomik ve kültürel olaylar silsilesinden ve kaydindan ögrenir ve beller tüm canlilarla beraber, bilhassa insanlik.
ALTINCI KOGUS `tan bahsedip `CEHOV ` demisken; edebiyatin diger kol ve dallarinda oldugu gibi, konusu icerigi ne olursa olsun, bilhassa bütün Roman türlerinde de yazarindan mutlaka kisilik, kimlik ve karakterine özgün olusmus duygu, düsünce, dilek, duyum,bildirim, tavir, algi, anlayis, inanc, fikir, hayal, görüs, sezgi, gibi kendinden izler ve parcalar tasiyan ve yaziyla iletisim kurdugu herkese iletip duyurmaya dönük bildirim sunum ve aktarimlarinda bulunur. Bu sayede bir taraftan insanliga olan AIDIYET duygusunu ve zorunlu kilan gerekliligini yerine getirirmeye iliskin ve toplumsal bütünlüge dair detaysal parcalari deneyip sinayip bulup birlestirerek - kimi zaman da tüm arayislarini bosa cikaran ve bulmasi gereken yerini isabet almayan yanilsamalara ragmen- kazandirdigi sosyallesmenin özgün kisiligine erismeyi amaclarken, diger taraftan bu sayede kurdugu iliski ve iletisim alanina kendine özgü nufuz etme etkinligini kurguladigi diyaloglarla yerlestirip yaygin hale getirmenin sosyo-kültürel geri dönüsümlerini duyup bilme gayreti güder. Genelde de cok tanidik bildik durumdur, yazar veya sair, etkisi altinda kaldigi toplumsal ETKENLER ( inanc, dogma, ideoloji, egitim, ekonomik kosullar, göc veya diger zorlayici kosullara bagli soyolojik degisim, gelenek görenek gibi kültürel kiskac..) kusatmasinda kendi basina cok tarafliligin karsit görüslü tezatlariyla tartisip konusan dili ya bile bile kendinden olan öngörülerini kurgudaki diyalogun kesin dogrusu olarak aktarmayi hedefler; veya kurguladigi hikayenin neresinde nasil isterse herkes olabilen hayal ürünü yönetimiyle sonsuz kafa karisikligini hedefleyip, hayatin yükledigi ve cözülmesini bekledigi bütün soru ve sorunlari ebediysen CEVAPSIZ birakarak, bir soru veya sorunun en saglikli cözümünün ve yetkili cevabinin hic istifine dokunumadan oldugu gibi birakilirsa ( zamanin basina buyruk gidisine, yani ilgisiz umarsiz duyarsiz ve kayitsiz kalip sürüncemeye birakarak zoraki kabulle icsellestirilip kendiliginden benimsenmesini saglamayi amaclayan ) cok daha kolay ve kökten karsiligini bulacagini yegleyip tercih eder.
Cehov bu baglamda Altinci Kogus`ta, hem hasta Dimitriyic hem de Doktor Yefimic olarak, zitliklarin karsit görüslerini tek kisilik kendinde tartistirip konustururken, yüklenip sürükleyen hayatin bütün bskisini eziyetini yozlasmisligini kokusmuslugu acimasizligini ruhsuzlugunu kayitsizligini kendi haline terk ederek güttügü kalabaliklara alisip sindirmekten baska care birakmayan ve devamli kendi köhne sarmalini degiserek büyüyen hayatin cok da cesitli degildir dili hali vakti ve secenegi. Bu yüzden yazi kurgusunu her iki zit görüslülügü tartistrip konusturuyor olsa da Cehov, Romandaki esas konu veya tasiyici ANA FiKRi Rus edebiyati`nin ( marksist -mataryalist olsalar dahi ) kilise baskisindan ve SLAV gelenelselligi veya ORTODOKS dindarliginin ötesine gecmeyen, soru ve sorunlari oldugu gibi cevapsiz birakarak bilinmeyen adrese havale etmenin ( tanriya yahut toplumsal kozmopolitige ) en dorunun daha dogrusu olacagini duyurup ögretmeyi gütmektedir.
Icra memuruyken icine düstügü kusku korku ve karamsarlik sarmalindan bir türlü kurtulamamanin sonucu paketlenip tüm insanca yasama umut ve ihtimallerinin son buldugu kirli- pasakli les gibi kokan ve sadece yataktan pencereye, pencereden duvar köselerine oturup kalkip aimlanmanin disinda hic bir hayati belirginligi olmayan tam bir intihar sürüncemesidir, kuruntu ve kuskularinin dayanilmaz hal alip kontrolden ciktigi, sokaklarda aklini ve kendini kaybedilmis bulanlar tarafindan hasta Dimitric`in, hapisaneye iki kilometre bu taraftaki doktor YIFIMIC gözetimli -mecbur kalmadikca viziteye cikmayaan ve hap ilac yazmadigi- hastahaneye kapatilip kilitlenmesi . Ordan, yani nizamiye kapisindan girer girmez kanli irinli yastik yatak ve diger demir döküm hastahane hurdaliginin avlusu ve merdivenlerini yürüyüp gectikten sonra her günü bir an önce ölümün gelip almasini beklemeye adanmis ve kapanmis, dünyanin ortasinda fakat umrunda olmayan uzakliktaki dehset verici gazapta yasayan canli tabut dünyasidir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!