Dostum..
Sis cökmüs daga düze kapiya
Olsun diyorsun
Dostum sokak cadde aynasina bakip da görünmez uzak
Olsun diyorsun
Seviyesiz dengesiz düzeysiz insanlardan ve olgulardan bahsetme bana
Kapi tokmaklari calinmis bir dügünse
Acildiginda avlunun kapisi devrilen kalabaligin gügüm suyu
Ve elleri tellerde gezen lir..
Davulun gürültüler koparan seni bana cagrisidir
Duman sardiginda karsi yamaclardan bosalan sessizlik neyse ki..
Henüz yayina verilmemis baharin
Seyri uzun bakislarla zira
Bense ki ay savkindan gündogumuna safaklar sökününü yidip gütmenin
Ikindiler ortasindayim galiba aksam okunmaya yakin
Bense ki zira,
Poyrazayaz gece yarilarini kuytu cigliklarda koyup tipilere düserek
Savrulmus zaman araliklarina fisiltilar siralayip sayfalayan
Görmeden..
Soluyarak bütün günleri saatleri senelere yillara
Cocuklarin düsleri ve hayalleri pesinden gelecege giderek
Dogrusu ne güzel..!
Güvenlik kodlarini zihinsel tel örgülerini ve sifre duvarlarini asabilmenin gücüyle
Hic de öyle gereksiz belirsiz uzaklara sürüklenip tasinmadan
Bakarsın ne ceket ne gömlek
Hatta mermer soğukluğu beyazlardan
Lavabolanıp şekillenmeden yüzünü
Bakarsın..
Hep içinden geçen göçmenlere kapılıp
Bir anda birden
Su gibi akip gittigini sandigin zaman
Sürüklenerek emekleyen hayatin inisli yokuslu usul adimlariydi
Göcasagi uzaklara merdiyen dayamadan evvel mor cicek sari yaprak
Tutam tutam eken bicen irgarligiyla degirmenci dirhemler
Mektupcusu rügardir müjdecisi ay günes yagmur ve bulut
Sefil gönüller salincaginda emzikli bir cocuk gibi cingirak cingiraga
Gizliceden sözsüz konuşmalar hanesinde hasretler açığı
Kapıları kapanmasız sokaklardan yolcuyum ben diyip
Karlı dağlara ılım ılım bakan
Yetim bakışların önü arkası uçurum
Bütün uzakların hışımla birikip gelen can sızısı kalbe vuranda
Düştü düşeli o tenhaya körükleyen o büyük yangın hışımla
Ağzını bala çalmış
Beton binalar arasında sıkışıp kalmış bu kenti
Peşpeşe birbirine destek dayayan koltuk çıkmalarının tedavülüyle
Bozuk para gibi akçeli işlerin elaltı merkezi kazara
Adım aralıkları iyce ilerlemiş sayrılar benzeri barksız ve bucaksız
Caddeboyları birbirine baskın veren devasanın
Hadi kalk gidelim desem gönlümdeki deliye
Eser savrulur dag bayir cicek cinar hep bir olup hal vurup harmana
Tutusur bir dirhem külden bin yangin
Ask cagirir ceker beni bsazi pinar bazi degirmen bazi divane
Zaman tutar kendini saatsize kurulur ucsuz bucaksiz firarda
Yer gök yel yagmur kendiligindelerin divanina konar göcer iklim olup
Bugün bayram deseler
Geldi gectilerde bir kayik bir deniz
Sahil uzun boylu rihtimlarla yavanazik feneralayi dolunay
Bugün rüzgar var deseler yaz mahsülünü irgatina savan baglarda
Kavaklar sararmaya baslar usuul usul ekine varip gelen yollarda
Toprak kirlangica döner hatirlayip kendini akrep yelkovan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!