Kim dedi sana
Yüzüne hasreti tak
Sorsan izin vermezdim
Kirpiklerimde ırmaklar yanacak
Yeryüzüne düşmeden daha
Yağmurlar kuruyacak.
Bilmeden bir duaya nail edildim
Ettiren de, gerçekleştiren de Rabbim
Sana aşkı yüreğime ben ekmedim
İki cihanlık sevgimle boyun eğdim
Tüm acı gerçeklere perdeler çektim
30.9.2024
Salı gecesi
Rüyamda ölmüştün
Bir masanın üstüne yatırılmıştın
Üstündeki elbiselerinlesin
Otuz, otuz beş yaş arası yaşın
Ey göç yurdu!
Çırpındıkça
Üzerine konduğum
Ömür ağacımın yapraklarını es geçip
Gelip gelip kanatlarımdan vurdun.
Unuttun mu?
Ben bir şiire yenildim
Bir de kalbime.
Acı mı?
Önce düşümden düştüm;
Hem de ne düşüş...
Sonra düşlerimin peşine düştüm.
Böyle hüzünlü manzaralar gördükçe
Ben nasıl derin uykular uyuyabilirim ki?
Olmuyor usta!
Sen dur desende
Ben, kayıtsız kalmayı beceremiyorum.
Yüreğim çıplak ayaklarla kaçıyor
Upuzun gidişlere koyulduk.
Kiminin elinde hafif acımasız dikeniyle bir gül
Yapraklarını döke döke gidiyor mevsimlere.
Kiminin elinde ise hançer edindiği kendisi
Sırtından girip göğsünden çıkıyor
Hep orayı yol olarak gördüğünden.
Eylülde doğdum
Eylülde sevdim
Eylülde ölmek isterim.
Ben eylül...
Her yaprak dökümünde içimde kuşlar uçuşuyor.
Her yıl olduğu gibi
Göğe yuva kuruyorum ruhuma.
Kirpiklerimde yağmur salkımları.
Yüreğimin bağ bozumundan
Hüzne ve aşka sarhoşluğum.
Umut kapıyı çaldığında
Gelen hayalin çıktığında
Hicranın düşe sızdığında
Eylül ağrım döner evine
Kalbime ıslık çaldığında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!