İçini kanatırcasına yağmak
Kangren olmuş sus puslarına
Lal kesilip
Tesbihe dizilmek zordur
Gözbebeklerinde bir damla kalmak
Zordur sabrın keşfi
İnfazımın hayat ağacına
Yosun tutan acılarımdan
Cesetlerim dökülse de her sonbahar
Şimdilerde öyle bile değilim anne
Belkiler yön değiştirmiş.
Umutlar yuva kurmuyor dallarıma
Gecenin gölgesi düşüyor
Kara yasa bürünmüş bulutlardan.
Hüzünlerim vurdukça dalga dalga
Gündüzlerim griye boyanıyor.
Arada kaynak yapsa da güneş,
Memleketimdi gözlerin
Niye kapattın tüm sınırlarını?..
Ben hüznümden sarhoşum;
Siz dünyalığınızdan...
Üzümünüzü
Ağzınızı şapırdatmadan yen
Yüreğim bulanıyor.
Sizinle nasıl biter bu yol?
Zamanı en başa sarsan da
Saatler bozuldu, kalp kilit vurdu
Yolcu yoluna koyuldu
Sen bir belkiye sarıldın
Umut varla yoruldun
Umudun yollarında
Avuçlarımı açtım bekliyorum.
Mutlaka yolu düşecektir avuçlarıma.
Dilenciyi kimse fark etmez
Dilenciyi fark ettiren ettiği duadır.
Dilencinin sahtekarlığını kimse bilmez
Bu dünya ilaçsız umut ağrısı.
Hep bi' yıkık hayaller içinde yaşadık...
Ekmeğin kenarında hafif bir küflenme olmuş, ekmeği ufalayıp pencerinin kenarına bıraktım kuşların yemesi için.
Beş altı tane kuş geldi, iki tanesi yemeye başladı, diğerleri öyle hayal kırıklığı içinde kalıp bakınmaya başladılar.
Kimisi de pencereden içeriye doğru bakıyor, ara ara pencereye yem bıraktığım için, zamanla bunu öğrendiler.
Umut edip de hayal kırıklığına uğramak ne kötü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!