Gözyaşımı kahkahamın içinde akıtmayı öğrendim;
Bu yüzden biraz hüzünlü, biraz tebessümlüyüm...
Gün batımı değildir görünen
Bu ne yangındır ah ne de duman
Yüreğimdir gökte yanıp duran
Şu denizi içine sığdırsam
Yağmur değildir gelmekte olan
Uyuyamamak
İçine
Kendini aramaya çıkmaktır
Binbir sokaktayım
Sesimi bi' duysam
Oraya doğru koşacağım
Ne olsun işte.
Biliyorsun güneşimdin.
Toprağa battığından beri
Buralar hüzün yağıyor.
Ben hep ağlamaklı.
Nasıl özlüyorum seni bi' bilsen.
On iki yıl öncesi
Şu fotoğrafta ne düşünüyorsam
Şimdi de aynı şeyi düşünsem
Sonraki yıllara
Hüzün yüklü trenler geçiti kalbim
Her vagonda ayrı bir hikaye
''Bir ağaç bir insan'' diyoruz...
Ne çok insanı yakarak öldürdünüz
Ciğerlerimizi ateşe vererek
Tüm bulutlara dolup yağmak istiyorum
Öyle üzgünüm ki
İçimden geçip gidiyorsun beyaz.
Döküle döküle koşuyorum ardından.
Lapa lapa yağarak koşuyorum ardından.
Niye bu kadar ağırım kendime?
Binmişim kapaklı kayığa.
Beni yetiştirsinler sana...
Toprağına eğilip gözlerinden öptüm
Ayrılık döküldü kirpiklerimden.
Ah benim kalbi kanayanım
Ah benim kalbimi kanatanım
Kalbinin üstündeki gülde
İki kan damlası
İçimden yürüyüp gittiler. Sormadılar çiçeklerin eziliyor mu diye...
İçimde yaş almaz bir çocuk durur
Güz güzargahında döküp dururken
O, dallarımda bahar çoşkusudur
Yeşil düşlerin renkli yolcusudur
İçimde yas almaz bir çocuk durur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!