Ben benim yaramı sarıyorsam
Toprağa verdiklerimin dışında
Kimseye eyvallahım olmaz.
Pekala kendi omuzlarımda ağlayıp
Ellerimle silebiliyorum gözyaşlarımı.
Hatta ben kendimin herkesiyim...
İhmal ettiğinden değil kalbim,
Kalbindeki yeri az bulmuştur!
Bazıları pencerelerine kondum diye
Daracık kalbini altın sandığı sandı!
Elbisem yırtık,
Can dağınık.
Ayaklarım dolaşıyor,
Sana dolaşıyor.
Köpekler bana dalaşıyor,
Polisler beni sorguluyor.
Aşk bizi çıkmaz sokakta vurdu.
O öldü, benden ayrı gayrı,
Elleri ellerimden kilometrelerce uzakta.
Yaram taşıyamayacağım kadar ağır.
Nefesim duman duman, içimdeki hardan;
Hiç mi bir gram sönmez bu yangın?
Gamzelerine bi' çukurluk düştü
Biliyorum suçunu itiraf ediyorsun
Benim mahcup yüreğim.
Bakışlarında bir telaş yürümekte
Saçların ve parmak uçların raks ediyor
Dudağının kenarını
Hüznü hicranına doğurdu
Eylülün kucağına koydu
Yakasız gömleği kundağım
Bugün bir gram uyumadım
Gözyaşım yastığa taşırdım
Kimi, tarlada gelincik çiçeği
Koparılmaya müsait, ölmeye de
Boynunu bükmüş, bekleme güzeli...
Ben yarda uçurum çiçeği
Koparılmaya tehlikeli
Burası göç yurdu.
Ve sen bir kuşsun, oyalanma.
Burası göç yurdu.
Ne çok oyalandın canım
Kan ter içinde.
Sen, içime hoşça kal öpücüğü bıraktın yangından.
Ben, üzerine özledim öpücüğü bırakıyorum gözlerimdeki yağmurdan.
Ne benim içimdeki yangın sönecek,
Ne senin üzerindeki yağmur dinecek.
Bu mevsimin adı sensizlik.
Öyle bir mevsim ki sensizlik
Yokluğunu giydirdin bu şehre.
İstanbul sensiz İstanbul mudur?
Her şeyin suratı matem.
Nasıl anlatayım
Soğuk bedeninde yüreğimin yandığını?
Geçip döndüğün yerlerde kırılıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!