Ben, derdimi şiirlere belli ediyorum.
İnsana ise gülüp geçiyorum...
Hava o kadar hüzünlü ki
Şiire yine ağır hastalandım
Geçmiş mi
Geçmemiş mi olsun bilmiyorum
Sayfalara
İçinden çıkıp gittiğim şiir yangın yeri
Bundan
Ne yağmurların haberi var ne de denizlerin
Bu iş
Elimde gül diye taşıdığım ateşin marifeti
Kelimeler ayrışmakta
''Ne çok şiir yazıyorsun'' dedi.
Ben öyle ağlıyorum dedim...
Sen iç kanamaları geçirince
Şiir evimizden mecburen gittim
Söz yaşlarımı tan yerine ektim
Aldanışıma günlerce iç çektim
Şiirimize ''dünyalık'' diyen sen!
Şiir
Gecenin körüne
Duyguların gözlerini açıp
Hüzünleri uyandırıp
Ağrıları şaha kaldırırmış
Anladım ki
Şiir, sesten bir elbise giymiş.
Seste yağmur yağıyor,
Şiirde güneş açıyor.
Her mısra çiçeklendi şimdi.
Gidip bir bahçede gezindik
Öyle güzel koktu ki gülleri.
Çığlığımı duyup yanıma koştu
Gözyaşımı silip, beni canıgönülden dinledi
Yaramı üfleyip merhemini sürdü
Annem olup
Dizelerinde salladı
Hep yanımda olup
Gözlerinin kapısına kilit vurmayı
Hangi densiz unuttu da?
Kırk akıllı peşine düşüp
Koyunları sayın icadı çıkarmış.
Tavandakileri otlattığım yetmedi
Başıma üşüşenlere ne demeli?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!