Sırtımı bahara yasladım
Har kırmızı güller açıyor gönlüme
Bana ne sizin güz düşüncelerinizden
Kanatlandığım gök de
İçine süzüldüğüm ev de benim
Uyurken
Yüzüm
Hüzün ırmakları akıtıyormuş
Susuz...
Diyor
Öpücüğümü yüzüne mendil edip
Minik bir serçe
Üzerine kar yağmakta olan
Kuru dallar üstüne konmuş
Baharını bekliyor
Umut kırıntılarına bakıp bakıp.
Ayaklarımın uçlarıyla yürüyorum
Ömrümü.
Çığlığını sessize alan
Vedasını da sessize alırmış...
Sonra
Sesime de ev kurdu hüzün
Sesime ses vermediğinde.
Dilimin altı
Hazal yığını
Adını çıkaramadığımdan
Kalbime hece hece dokuduğum seni
Ah, ilmek ilmek sökmeye çalışıyorum
Kalbinin direnişine yoruluyorum
Sevdaya kök saldığını fark ediyorum
Aşktır hayatımızın en güzel deseni
Bu çiçek nereye gitmek istiyor?
Yoluna kim çekti bu perdeyi?
Ellerim bir suçlu gibi.
İnsan uçup gidemez ya bazen candan
O da çıkıp gidemiyor camdan.
Kol kırılınca yen içinde kalmasın
Kıranlar bir de korumaya alınmasın
Narsist kişi iyileşir sanılmasın
Ak da kara da çıksın artık ortaya
Geçimsizlere katiyen katlanmayın
Sen ağlasan
Yüreğime hüzün yağar
Sırılsıklam üzülürüm
Sen gülsen
Yüzümde güneşin çocukları büyür
Ben bir kere defnetmiştim mayısı.
Allanıp pullansa da sevmem,
Sevmem artık ilkbaharı.
Haziranda beyaza sarıldım.
Haziran yine hazin
İlkbaharda tomurcuklanan yediveren hüznünden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!