Serpil Çavuşoğlu Şiirleri - Şair Serpil ...

Serpil Çavuşoğlu

Seni özlemek:
Bir başına Şehr-i İstanbul’un meftûn haliyle
başa çıkmak zorunda kalmak demektir.
Yüreğim daraldıkça sokaklar feryad figan ediyor.
Ben lâl oluyorum, gecenin sükûtu bile ürküyor.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Şimdi sabahın dördü.
Elimde acıdan delirmiş bir kahve,
kulağımda dibe düşen
hüzün dolu bir nâme...

Kaç nehir geçtim bilmiyorum.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Uyandırma beni bu gece, ben sana uyudum
Uyanmak bana zebanisi bol cehennem olur.

Uyandırma beni bu gece,
Senli rüyalar içinde efil efil ruh buldum.
Uyanmak beni buz kesiği yaralarla doldurur.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Sorma ne haldeyim...
Parçalanmış mıyım,
kaybolmuş muyum, bilmiyorum.

Yandığım yer,
dokunduğum yer kadar acı çekiyor.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Gökyüzünde rüzgârla savrulan toz zerresiyim ben.
Ya parlak ışıkla görünür, ya karanlıkta kaybolurum.

Semada coşan bir damlayım, bulutlarla kayarım.
Ya huzura bürünürüm, ya da hüzünle ağlarım.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Zaman, ruhumu iğne oyası gibi işledi.
Sustuğum her cümleyle, gürültüm biraz daha dindi.
Yarım yamalak birkaç tebessümle birlikte,
bir avuç sessizlik kaldı avuçlarımda...
Bana bile yetmiyor artık kalanı da...

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Sen gitme...
Sen gidersen,
Muhteşem doğanın yüzü yas tutsun...
Varsın tüm mevsimler kaybolsun.
Bahar çiçek açmadan çekilsin toprağa;
Kuşlar, yönünü unutsun gökyüzünde;

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Ben bilinmez bir diyardan düştüm manaya
Kuş tüyünden düşen harfle uyandırıldım,
Bir hüzünle kırdım kabuğumu,
Çeşm-i yaş oldu can suyum.

Ben seni ilk gördüğümde değil,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Arıyorum, gülümsediğim o rüyanın,
Beyaz kaplı kitabını.
Belki saklanmıştır çekmecenin ela gözüne,
Belki de çoktan çıkmıştır gün yüzüne...

Her sabahın başlangıcında,

Devamını Oku