Serpil Çavuşoğlu Şiirleri - Şair Serpil ...

Serpil Çavuşoğlu

Ben,
bana bakan kalbine,
gözlerim seni ararken düştüm.
Ben mi kayboldum orada,
yoksa benden öte mi susup kayboldu ilk defa?
Bilemedim...

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Belki gündüzün başında,
Belki de gecenin tam sonundayım.
Belki gözünü açtığın ilk an,
Belki de tam kapanıştayım.

Belki tüm araları dolduran,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Bilir misin,
Camdan yapılmış sessizliği omuzlarında taşımayı,
Kırmadan, kırılmadan yürümeyi karanlıkta,
Aynada kendin yerine yoksunluğu görmeyi,
Gecenin içine bir yankı gibi seslenmeyi,
Ve çığlığında bastırılmış isyanı sürüklemeyi?

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Biliyorum sen beni hiç sevmeyeceksin.
Çünkü seni senden edeni gösterip
geri kalanın
herkesin görmek istediği şey olduğunu göstereceğim..

Biliyorum sen beni hiç sevmeyeceksin.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Bu diyardan bir ben geçtim,
Bir de beni üzenler...
Bir ben göremedim beni,
Bir de geçip gidenler...

"Kul kimmiş" görmeyende kabahat,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Şimdi belki biraz ayrı düştük,
Ellerimiz usulca kaydı birbirinden,
Zaman aramıza çizgiler çekti...
Şu an düştüğüm yerden sana uzanıyor bu kelimeler...

Merak etme, buradayım, sol yanında...

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu


Ey sevgili...
Sen ki yüreğimin en derin sırrısın,
Zihnimin kıyısında duran son kelime hep senin adın olur.
Her gece, senin adını örterek uyur,
Her sabah, adını taşıyarak uyanır.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Şimdi avuçlarımın arasında senden kalan tüm can kırıklarını sıkı sıkı tutuyorum.
Söyle haydi, bıraksam hafifler mi canımın acısı? Kanayan hücrelerime pansuman yapsam, işe yarar mı?

Bırakamadım.
Bırakamadım çünkü bunlar gidişinden bana kalan tek mirastı.
Acıydı ama sendin,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Hey aşk, çek ateşini sağ yanıma,
Bırak da azıcık nefes alayım,
Duman doldu bak bağrıma,
Ya öldür beni ya da sağ kalayım.

Yandım yandım da hiç sönemedim ya,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Görmek istersen şayet kendini,
Şems’i eş et, çık da gel yanıma.
Bir toz zerresi yükse sırtına,
Yükünü taş et, çık da gel yanıma.

Kederin susmuşsa sır yüzünden

Devamını Oku