Serpil Çavuşoğlu Şiirleri - Şair Serpil ...

Serpil Çavuşoğlu

Âhîr gönlümün mâbedinde ismini mühür gibi sakladığım yârim…

Sensizliğin her ânı, bir kıyametin habercisi gibi içimde yankılanır.
Ağlasam, gözyaşlarım içime akmakla kalır.
Haykırsam, âlem şaşkına döner de yine derdimi kimselere anlatamam.

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Ahirete kazın benim mezarımı,
Ölsem de ödeşmek istemiyorum.
Hesabı kitabı umurumda değil,
Yüzünü görmek dahi istemiyorum.

Yaşarken cehenneme kul etti beni,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Bir sabah, gözlerimin en karanlık yanına serpildin...
Kırık saatler susarken,
Zamandan korkarak kenara çekildi.
Gönlümün dar sokaklarında yankılanan ayak sesin,
Koca bir ömrün ardından gelen bir kehanet gibiydi...
Ve ben artık unutmaya ant içmişken,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Ey kalbimin yaslandığı ikametgâh...

Varlığıyla güneşi gölgelendiren,
Yokluğuyla kamer’i hapseden sevgili...

Adın, bu alemde lâl olmuş ademi çıkarır sükûttan...

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Hangi acıya sebep boğazını sıktıysa kirli eller taş üstünde taş bırakmayacaktır tüm iyiler.

Azabın yeri beden değil zihindir.
Beden çekerken azabı zihin gerçek sınava gebedir.

Hey ahali!

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Tüm bakışlarını tek tek şifreleyen yârim.
Ben yüreğine sürgüne geldim.
"Kimseye hayrım yok " derken,
Şerrimi hayra yormaya geldim.

Lâl olsan çözüldüğün,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Sevgili...

Niyetim seni anlatmak değil...
Zaten seni anlatacak kelime bulmakta zorlanırım.
Çünkü bütün kelimelerim hep senden sonra geliyor.
Sen gittiğinde, dilimde geciken cümleler

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu


Küller der ki...

Yokluğun eli sis gibi sarar boynunu,
Zaman paslı zincirle döver ruhunu.
Sessizlik bir ok gibi böler koynunu,

Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Kara bir denizde, yankısız kaldı rüzgarın sesi,
Ağır yüküyle, buğulandı aynanın yorgun yüzü,
Ve göğün terk ettiği umuda fısıldadı,
Bir mor menekşenin, toprakla buluşan kökü...


Devamını Oku
Serpil Çavuşoğlu

Ben senin olduğun yöne bakmadan önce,
ışığın nereye gideceğini bilmediği bir evrende yaşıyordum.

Sen gelmeden önce aşk:
Yalnızca karanlıkta unuttuğum bir sese benziyordu;
varlığıyla yokluğu arasında bir fark olmayan,

Devamını Oku