Yağdırmışım yeryüzüme çiğ gibi seni,
Sensiz dünyanın tersi ya da düzü ne fark eder ki?
Seninle vurmuşken nabzım cümle âlemde,
Nabzı durmuş Leyla bu âlemde ne eder ki?
Şu cihanda gizlenmişim bir çift göze,
Para için satmadıysan şerefini kardeşliğini,
Masuma sevgini, zalime de gösterdiysen cesurca dişini,
Kaybetme korkusu acizleştirmediyse
Bir gün bile dik duran heybetini,
Çok güzel günler göresin inşallah sen he mi!
Bu gece de sabaha dönecek.
Biliyorum ki,
Daha pek çok gece
Sabaha dönüp insanları seyredecek.
Kinleri, nefretleri, acıları, aşkları, sevgileri;
Esir ettikleri
Ben bir çocuğum!
Çalı çırpıyla oyuncak yapar,
Kardeşimi ayağımda sallar,
Anam ne verirse onu yer,
Ve uykuma dalarım.
Bir bakarım ateşin yanında bir testi.
Bir bakarım testiyi ateş günahıyla eritti
Ben dalmışken şu uçsuz âleme,
Kendini bilmez ateşi, rüzgar varlığıyla etti.
Sen ki "ateşim" deme söndüren olur,
Sessizliğin kocaman zincir vurulu kapılarını kırıp avaz avaz bağırdık.
Bu zincirler neden var diye sormadık.
Tüm meltemleri firtınaya çevirip varımızı yoğumuzu, göz göre göre toza buladık.
Sakinlik neden güzel diye hiç bakmadık.
Ne güzeldi çocukken uykudan uyanmak.
Yataktan adım atmamak için şımarıklığımı kullanmak,
Açılan perdeler sonrasında, gözlerime değen güneşe kapris yapmak,
Kendime tüy gibi gelen bedenimi, mutfaktan gelen kızarmış ekmek kokusuna doğru uçurmak...
Ne güzeldi çocukken uykudan uyanmak.
Her gün ölen birini öldüremezsin.
Ölüp ölüp dirilenle baş edemezsin.
"Yolundan döndü" diyorsan şayet,
Açılmamış yoldan döndüremezsin.
Kandırmak kolaydır insanın kendini,
Meziyetim dinlemektir benim.
Ahlâk dersi vereni dinlerim,
Şeref dersi vereni dinlerim,
Edep dersi vereni dinlerim,
Vicdan dersi vereni dinlerim.
Ey benim sessizliğiyle sohbete oturan yanım.
Kurduğu bağdaştan ayağı tutulan yanım.
Cümle âlem görmenin peşine düşerken,
Gördüğüne hayranlıkla dalan yanım.
Şaşırdığına şaşan yanım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!