Kanma Gönül
Kanma gönül, sözün büyüsüne,
Ateş olsa da gül rengiyle gizlenir bazen.
Herkesin suyuna eğilme,
Kendi kaynağında çağla,
Karanlık ve ben
Adam sessizce mırıldandı,
“Seni özledim…”
Gece hep aklımdasın,
Bir sigara yakıyorum,
Kaybolmuş Maskeler
Yıkıntılar arasında bir filiz gibiyim,
Kırık umutların içinden yükselen bir nefes.
Bir kayıkçı boş dönüyor sessizce,
Akşamın koynunda aç bir kedi.
Kaybolmuş Sayfalar
Uçurumların kıyısında bekledim,
Tabiat hâlâ nefes alıyordu;
Ben ise ölü bir iğnede iplik,
Asılı bir nefes,
Kayıp Aşk
Her yanımda anıların…
Çiçek açan kaktüsüm.
Ela gözlerinin ışığında titreyen bir mum alevi —
son yudum kahvem gibi sıcak,
Kayıp Rüzgâr
Her serap düşer solgun gözyaşlarımın izine,
Her iklimde yağar kalbimin duyguları.
Her ağaçta fısıldar adım sessizce,
Her yaprak açar saklı bir sır dilimde.
Kimsesizliğin Tadı
Gece... Sessiz. Kuşlar suskun. —
Her yanımı bulut sarmış bu derede.
Havada bir şey var:
Sıcak yufka kokusu,
Kırık Bir Dal
Yarım bir sevinçle, sahte bir tebessümle, anlamsızdı utanç.
Sesine çığlık atan çiçekler vardı;
dalında gonca, periler ve kuşlar çığlıklarında kayboldu.
Kırık Parça
Her yer susmuş, yalnızca rüzgâr,
Dalı öper bir ezgiyle var.
Ağaç anlatır sensizliği,
Ben serinliğe düşerken,
Kirli Beyazın Dansı
İçimde, sevinç denen duygunun coşkusu var,
Ama yabancı…
Siyaha karışmış beyaz gibi — bulanık, puslu.
Bugün ilk kez güneşi gördüm;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!