Ne vurulanda gam..
Ne tedavi edende tasa...
Orası er meydanıydı...
Korkmamaktı tek yasa...
Ne acı hissedilmişti..
İki gözü, iki kulağı, kolu bacağı, kafası nefesi olan herkes genel ismi ile insan olsada,özel manada insan değildir...
Girdin bir ormana...Karşına kurt çıkar, çakal çıkar...ayı çıkar, yılan çıkar..Tilki çıkar, akrep çıkar...börtü çıkar böcek çıkar..Genelde hepsinin ismi hayvandır..Özelde, hepsi birbirinden farklıdır...kimi sürüngendir..kimi kemirgen...kimi uçar, kimi kaçar...kimi boğar..kimi sokar...Kimi sinsi yanaşır..kimi insi yanaşır....Kimi faydalıdır..kimi zararlı..
Nice bedenler vardır... Sadece beşerdir...Görünümü insan, özünde hayvandır..Nice bedenler vardır...İçinde, eğitimli bir nefis...Allahtan üflenmiş bir nefes vardır..Görünümü insan, özü insanoğlu insandır...
Bedeninin yüzde yetmiş beşi sudan oluşuyor...Bu su, senin kızıldenizin...Acbüzzeneb kemiğin musan...Omurgan,kızıl denizi ikiye ayıran, musanın elindeki âsân...zihnin ise firavunun...Geçmişten getirdiğin..Zihninin, senin omurgana, hayatın boyunca eşşek gibi taşıttırdığı kin, nefret, zan,din sandığın, ananevi geleneksel öğretilerini kızıl denize gömüp, zihnini, kalbindeki rabbine secde ettirmeyi başardığında işte tamda o noktada gerçekten müslüman oluyorsun...Bilinç sıçraması yaşadığın içinde,bu senin miracın oluyor... her yerde ve herşeyde rabbi görüyorsun...
Peki rabbi nasıl görüyorsun...?
-onun esma tecellilerini görmek, rabbi görmektir...Bu tecelliyatı görmek içinde, senin Acbüzzeneb kemiğinde bir patlama olup, oradaki saklı bilginin açığa çıkması gerekmektedir...
Ve sen..! Ey insanoğlu...Omurgandaki kamburları indirmedikten sonra, ne bilinç sıçraması yaşayabilirsin..Nede hakkıyla Rabbini görebilirsin...Eski öğretilerle, yeni kapıdan giremezsin..
"Acı diyorum efendim, acı evrensel olmalı..Bir çocuğun eline diken batsa, tüm insanlık yanmalı..
Tüm dünyadaki insanlar aynı anda pencerelerini açsa...Ve tüm kainat, son ses bu mübarek muştu ile yankılansa...Halimize acısa Rabbim...Bir inşirah nasip etse kalbinize...Bir uyanış nasip etse sadrımıza..Bir iyilik hali indirse üzerimize.. Ve bir inşirah alsa götürse tüm hüzünlerimizi arşa...
Adamın biri 7 yaşındayken kendi kendine;
"Hayatı öyle bir yaşayacağımki,ölünce cennetlik olacağım" diye karar vermiş....
Yıllar yılları kovalamış..Adam 70 yaşına gelmiş...Güzel amelleri ile herkese örnek olmuş..Saygısı ile büyüklerin, sevgisi ile küçüklerin kalbini fethetmiş...Köylüleri onu köyün camisine hoca yapmışlar...El üstünde tutmuşlar...
Bir gün ormanda çalı çırpı toplamaya gitmiş..Geri dönerken ayağı takılmış ve yuvarlanarak uçurumun ucuna kadar gelmiş...Tam uçurumdan düşmek üzere iken bir ağaç köküne tutunmuş....
''kimse yok muuuu'' diye bağırmaya başlamış... o kadar çok bağırmışki, bir an sustuğunda gaipten gelen bir sesin;
''kulum tuttuğun dalı bırak ve bana gel...seni cennetime alacağım'' dediğini duymuş...adam bir süre düşünmüş...ve yeniden ;
Ben, çocukların ağladığı ..
Kadınların çile çektiği..
Babaların, evlerine utanarak döndüğü..
Savaşlarda sadece müslümanların ve fakirlerin öldüğü...
Hayvanların açlıktan ve susuzluktan kıvrandığı eziyet gördüğü bir dünyada yaşamaktan utanıyorum..
Onlar için hiçbir şey yapamadığım için utanıyorum...
Ah be kadın..!
Senki; bir avuç toprak,
bir damla su
Bin tane dert,
bin bir tane telâşesin...
Söylesene kadın..
Ah be kadın..!
Senki; bir avuç toprak,
bir damla su
Bin tane dert,
bin bir tane telâşesin...
Söylesene kadın..
Aklı sende olmayana kendini hatırlatmak için uğraşma...
Verilen değerin derecesini, gösterilen öncelik belirler..
Bir önceliğin yoksa bir diğerin de yoktur..
Eğer sevgili senden uzak olmayı Murat ediyorsa, sakın ha yakınlık talep etme...
Çünkü senin zannettiğin yakınlık, onun Murad ettiği uzaklıktan daha uzaktır..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!