Kaç okka cennet eder yüreğin...
Kaç kamyon sevabın bedelisin..
Kaç sırat daha geçmem gerek,
Kaç bin ömrün ederisin..
Kaç tane çöl aşmalı,
İnsanın kalbiyle aklı bazen aynı gemiye sığmaz...
Ya denizi dar gelir, ya nefesi..
Kaderi yazan kalemin mürekkebi insanın kendi kalbinden damlar..
Filmin sonunda herkes kendi yaktığı kibritle yanar..
Olur da kanatlanırsa kalbim,
gökyüzüne yazacağım gülüşlerini...
Sen,
büyük denizlerden görkemli,
el değmemiş çağlayan...
Sen,
Seni sevdikçe çoğalıyorum...
Sığmıyorum yar’yüzüne...
Coğrafyamsın, ülkemsin...
Sen benim doğum lekem,
Kalbimdeki ben’sin..
Kapı gıcırtısından dolayı insan insanı öldürür mü...?
Öldürüyor işte...
Özellikle son yıllarda
İnsanlar çok gereksiz sebeplerden dolayı cinayet işlemeye, cinnet geçirmeye, veya boşanmaya başladılar... Bunun olacağını cinnetlerin cinayetlerin boşanmaların,akıl hastalıklarının artacağını, kavgaların artacağını 7 yıldır yazıyorum çiziyorum...Canlı yayınlarımda söylüyorum ve insanları mümkün olduğunca sadaka vermeye, felak nas Ayetel Kürsi ve diğer korunma dualarını sabah akşam okumaya.. mecbur kalmadıkça ikindiden sonra çok fazla dışarılarda bulunmamaya , negatif yüklü insanlardan uzak durmaya, negatif içerikli haberleri dinlememeye, böylece enerjilerini dengede tutmaya davet ediyorum...
Normal bir dönemden geçmiyoruz..Her yüz yılda bir tekrar eden bir döngüden geçiyoruz..Her yüz yılda bir toplumlarda bozulmalar yaşanır...Bu bozulmalara bağlı olarak gök kapıları açılır... ve tüm şerliler yeryüzüne inip insanlara musallat olurlar..Cin-netler, geçirtirler, Cin-ayetler işletirler... Akıl hastalıklarına sebebiyet verirler..Korumasız insanların düşüncelerine hükmederek Kavga ettirirler, boşanmaları ve ve aile içi şiddeti artırırlar... Tabii ki bunların hepsi Allah'ın izniyle olur...
Kara kıştan sonra elbette yaz var..
Kalpten kalbe varan sessiz niyaz var..
Haberi gitmesin duymasın sakın..
Katlime verdiği, gizli cevaz var...
Yüreğe musallat ince bir sızı..
Gece gündüz düşümde, hep gülen yüzü..
Karga kuşu ne bilsin gülün kıymetini,
Gül bülbülden,bülbül gülden sorulur...
Tok adam ne bilsin balın kıymetini..
Nimet açtan, aç, muhtaçtan sorulur..
Züleyha olmayana sorulmaz yusuf...
Çölde aramayla bulunmaz leyla...
Ve kar yağacak bir gece sabaha karşı...
İçimiz titreyerek uyanacağız..
Martılar saracak bembeyaz arşı..
Hepimiz umuda bulanacağız...
Çocuk çığlıkları saracak tüm sokakları..
Küsler barışır..
ölüler kavuşur..
Olmaz dediklerin olur..
Ölmez dediklerin ölür...
Benim meselem başka mesele...
İnsanın tenini koklarsan sarhoş, Ruhunu koklarsan aşık olursun..
Ten kokusu uçucudur..Nefsle sevgi geçicidir..Ruh kokusudur gönülde bâkî kalan...
Kimbilir...
Belki bir gün kıskandırırız İstanbul’u...
Çay içer, hasret gideririz..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!